erkinses reklam
erkinses reklam

Ekvator Haber

Türkiye ve Rusya İdlib’de ateşkeste uzlaştı

Türkiye ve Rusya İdlib’de ateşkeste uzlaştı
3.406
06 Mart 2020 - 10:38

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Putin, İdlib’de ateşkes sağlanması konusunda uzlaşma sağladı. Erdoğan ateşkesin bu gece yarısı yürürlüğe gireceğini açıkladı.

TSK’nın Suriye’nin kuzeyindeki İdlib’deki operasyonları sırasında ayrılıkçı ÖSO militanları ile birlikte düzenledikleri saldırılara Suriye ordusunun yanıt vermesi üzerine TSK askerleri ölmüştü. Bunun sonucu olarak Türkiye Suriye’yi düşman ilan ederek Suriye’ye hava saldırıları yapmıştı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Moskova’da bir araya geldi.

Toplantı yaklaşık 5 saat 40 dakika sürdü. Görüşme sonrasında ortak bir basın açıklaması yapıldı. İki lider, İdlib bölgesinde ateşkes sağlanması ve M4 karayolu çevresinde güvenli bir koridor tesis edilmesi yönünde uzlaşmaya varıldığını açıkladı.

Moskova’da görüşmeler sonrası düzenlenen ortak basın toplantısında bu yıl içinde Erdoğan ile üçüncü görüşmeyi gerçekleştirdiklerine dikkat çeken Rusya Devlet Başkanı Putin, Suriye meselesinde Türkiye ile Rusya arasında görüş ayrılıkları olsa da her zaman uzlaşmayı başardıklarını söyledi. “Bugün de böyle oldu” diyen Putin, “Astana formatı çerçevesinde çalışmaları devam ettirme niyeti olduğunu bir kez daha teyit ediyoruz” dedi. Terör örgütleriyle mücadeleyi sürdüreceklerini vurgulayan Putin, “İdlib bölgesinde ateşkesin, çatışmaların durdurulmasına vesile olacağını ve sivillerin acılarını dindireceğini” ifade etti.

Türkiye, Suriye ile düşman olmaya devam edecek

Putin’e “nazik daveti için teşekkür” eden Cumhurbaşkanı Erdoğan da “Samimi diyalog kapsamında benzer ve farklı görüşte oldukları konuları” görüştüklerini söyledi. Erdoğan, bu görüşme sonucunda aldıkları kararı “En kısa sürede ateşkesi gerçekleştirecek ardından birlikte gerçekleştireceğimiz adımları atacağız. Bu gece 00.01 yani gece yarısı itibarıyla ateşkes yürürlüğe girecektir” sözleriyle ifade etti.

Suriye ordusu ÖSO’ya saldırırsa TSK Suriye’ye saldıracak

Erdoğan, Türkiye’nin “Bu süreçte rejimin yapabileceği her türlü saldırıya tüm gücüyle ve tüm sahada cevap verme hakkının saklı” olduğunu da sözlerine ekledi.Bu noktaya nasıl gelindiğini anlatan Erdoğan, 2018’de Soçi’de sağladıkları mutabakatla İdlib’de “nispi istikrarı” sağladıklarını, ancak Suriye rejiminin geçen Mayıs ayından beri yoğunlaşan saldırılarıyla “İdlib’de tesis edilen sükunetin bozulduğunu” ifade etti. Erdoğan, “Gelişmelerin birinci sorumlusu rejimdir” dedi.

Türkiye’ye gelmeyi bekleyen 1.5 milyon Suriyeli var

“Bu bölgede yaşayan 4 milyon insanın tamamının terörist olarak ilan edilip ağır bombardımana maruz bırakılmasını kabul etmemiz mümkün değildir” diyen Erdoğan, Birleşmiş Milletler verilerine göre 1,5 milyon kişinin Suriye sınırına yığıldığını da ifade etti. Erdoğan sözlerini “Türkiye de böyle bir tehdit karşısında eli kolu bağlı kalacak değildir” şeklinde sürdürdü.

Üzerinde uzlaşma sağlanan ortak metin

Erdoğan ve Putin’in açıklamalarının ardından Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Rus mevkidaşı Sergey Lavrov, varılan uzlaşma metnin açıkladı.Üzerinde uzlaşmaya varılan “İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesindeki Durumun İstikrarlaştırılmasına İlişkin Muhtıraya Ek Protokol” adlı metnin maddeleri şöyle:

İdlip Gerginliği Azaltma Bölgesi’deki temas hattı boyunca tüm askeri faaliyetler 6 Mart Perşembe saat 00.01’den itibaren durdurulacak.

M4 karayolunun kuzeyinde 6 kilometre ve güneyinde 6 kilometre derinliğinde güvenli bir koridor tesis edilecek.

Türk ve Rus devriyeleri, 15 Mart’ta M4 karayolunun Trumba’dan (Serakib’in batısı) Ain-Al-Havr’a kadar olan kesimi boyunca başlatılacak.

Guterres: Ateşkesin kalıcı olmasını umut ediyorum

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, “Bu anlaşmanın derhal ve kalıcı olarak çatışmalara son verilmesini ve büyük acılara katlanmak zorunda kalan Suriye’nin kuzeydoğusundaki sivillerin korunmasının güvence altına alınmasını sağlayacağını umut ediyorum” dedi.

Pompeo: Türkiye’ye tüm destek seçenekleri değerlendiriliyor

İdlib’de Türkiye’nin kendini savunma hakkı olduğunu belirten ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, destek konusunda tüm seçenekleri değerlendirdiklerini açıkladı.

Bakanlık binasında düzenlenen basın toplantısında Esad rejimi, Rusya ve İran’ın, düzenledikleri saldırılarla İdlib’de çoğunluğu Müslüman olan yüz binlerce sivile zarar verdiğine vurgu yapan Bakan Pompeo, Rusya’ya 2018’de Türkiye ile varılan Soçi Anlaşması’na geri dönmesi ve ateşkesi sağlaması çağrısında bulundu.Pompeo ayrıca Türk hükümetinin ABD’den bazı taleplerde bulunduğunu belirterek “Şu an tüm bu talepleri değerlendiriyoruz. Bakanlığımız, Savunma Bakanlığı ekibi ile birlikte bölgedeki şiddetin azaltılması, huzurun artması ve bu büyük insani krizin durdurulmasının en iyi yolunu araştırıyor” şeklinde konuştu.

Craft ve Jeffrey’nin Türkiye ziyareti

Öte yandan ABD’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Kelly Craft ve ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey’nin Türkiye’de konuya ilişkin görüşmeler yaptığını hatırlatan Pompeo, “Büyükelçi Craft ve Büyükelçi Jeffrey, şu an İdlib’de ve Türkiye’nin güneyindeki insani krizi azaltmak için Amerikan ve Avrupa kaynaklarını nasıl bir araya getirebileceklerini görmek amacıyla çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.

“Türkiye kendini savunma hakkına sahip”

ABD Dışişleri Bakanı, ayrıca Washington’ın NATO ortağı Türkiye’nin, “Esad, Ruslar ve İranlılar tarafından Suriye içinde oluşturulan riske karşı kendini savunma hakkına sahip olduğuna” inandıklarını kaydetti.

NATO’dan AB’ye Türkiye uyarısı

Suriye’nin İdlib vilayetinde artan gerilimin ardından Türkiye’nin sığınmacıları Avrupa’ya yönlendirmesi sonucu Ankara-Brüksel hattında yaşanan krizde NATO devreye girdi. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Avrupalılara Türkiye’nin “önemli bir müttefik” olduğunu hatırlatarak “Türkiye ile işbirliği yollarının aranması gerektiğini” söyledi.

Stoltenberg, Fransız haber ajansı AFP’ye yaptığı açıklamada “Şunu anlamamız gerek. Göçmen ve sığınmacı krizi deyince birlikte başa çıkmamız gereken ortak bir sınamadan bahsediyoruz. Sınırdaki duruma karşı tek yol birlikte çalışmaktan geçiyor” dedi.

“Türkiye kilit önemde”

Türkiye’nin sadece terörle mücadele değil, pek çok alanda kilit önem taşıdığına dikkat çeken Stoltenberg, “IŞİD’e karşı uluslararası koalisyon çerçevesinde NATO müttefikleri ve NATO, IŞİD’in elindeki tüm toprakları ve buralardaki insanları özgürleştirmeyi başarabildi. Bunda Türkiye’deki altyapı olanaklarının da rolü oldu” diye konuştu.Sığınmacılar konusunda yaşanan gerilimde özellikle Fransa Türkiye’ye sert tepki göstermiş, Fransa Dışişleri Bakanı Jean Yves le Drian mecliste yaptığı konuşmada “Türkiye’nin kimin tarafında olduğuna dair NATO’da dürüst bir tartışmanın zamanı geldiğini” belirtmişti.Le Drian Çarşamba günkü konuşmasında Türkiye’nin Moskova ile giderek yakınlaştığını, Doğu Akdeniz’de tartışmalı hak iddialarında bulunduğunu ve sığınmacılar yoluyla “şantaj” yaptığını  söylemiş, “Biz aynı ittifaktayız. Kimin nerede durduğu, ortak çıkarlarımızın ne olduğu konusunda Türkiye ile kamuoyu önünde derhal samimi ve ciddi bir tartışmaya ihtiyacımız var. Yoksa bunun üstesinden gelemeyeceğiz” demişti.

“NATO sorunlarını kendi içinde çözer” mesajı

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’in AFP’ye verdiği demecinde “NATO’nun normalde görüş ayrılıklarını kendi içinde çözmek için elden gelen her çabayı gösterdiğini” belirtmesi, Fransız Bakan’ın Türkiye ile ilgili “kamuoyuna açık” tartışma önerisine yanıt olarak değerlendirildi.

Alman Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Norbert Röttgen de Stoltenberg’e benzer bir açıklama yaparak “Gerçeklerle yüzleşmeliyiz. Sığınmacılara yardım etmek istiyorsanız Türkiye ile işbirliği yapmak zorundasınız” ifadelerini kullandı. Başbakan Angela Merkel’in partisi Hristiyan Demokrat Birlik’in (CDU) genel başkan adaylarından olan Röttgen Paris’te yaptığı açıklamada “Türkiyesiz bir strateji düşünemiyorum. Gerçeklerle yüzleşin. Hoşunuza gitmeyebilir ama Türkiye Avrupa ile Ortadoğu arasında sınır devletidir” diye konuştu.

Almanya’dan Türkiye ve Rusya’ya “güvenli bölge” çağrısı

Alman hükümeti 5 Mart’ta Moskova’da gerçekleştirilecek Erdoğan-Putin görüşmesi öncesinde bir açıklama yaparak Suriye’nin kuzeybatısında  “insani bir güvenli bölge” oluşturulması çağrısında bulundu. Hükümet sözcü vekili Ulrike Demmer, “bölgedeki  çatışmanın Suriye içinde yerlerinden edilenlerin üzerinden yürütülemeyeceğini” belirterek Türkiye ve Rusya liderleri Recep Tayyip Erdoğan ve Vladimir Putin’in “bu insanların askeri şiddete maruz kalmadığı ve ihtiyaçlarının karşılanacağı bir bölge belirlemesi gerektiğini” söyledi.

İdlib’deki insani durumun dramatik olduğunu ve buradaki sivillerin acil koruma ve insani yardıma ihtiyaç duyduğunu belirten Demmer, İdlib’deki sivillere yerinden yardım gerektiğini ve bu nedenle yardım kuruluşlarının bölgeye emniyetli erişiminin sağlanması gerektiğini kaydetti. Hükümet sözcü vekili, Almanya Başbakanı Angela Merkel’in bu konuyu Erdoğan ve Putin ile gerçekleştirdiği telefon görüşmelerinde de gündeme getirdiğini söyledi.

Alman Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada da yerlerinden edilen Suriyeli sivillerin ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için güvenlik garantilerinin önem taşıdığına vurgu yapılarak bu konuda ilk etapta Türkiye ve Rusya’nın devreye girmesi gerektiği kaydedildi. Açıklamada Suriye ordusunun bölgede yürüttüğü operasyonun Rus desteği olmadan mümkün olamayacağı vurgulanarak “Bu nedenle uluslararası toplumun bölgeye yardımları sürdürebilmesini mümkün kılmak üzere Türkiye ile birlikte mutabakata varılmasını öncelikle Rusya’nın ödevi olarak görüyoruz” denildi.

Çocuk ve genç sığınmacılar için çözüm arayışı

Diğer yandan Türkiye’nin sığınmacıların Avrupa yönündeki gidişine engel olmayacağını açıklaması üzerine Türk-Yunan sınırında yaşanan yığılma Avrupa’nın bir numaralı gündem maddesi olmayı sürdürüyor. Alman hükümeti sığınmacı krizine çözümde tek başına hareket etmeyeceği ve Avrupa çapında bir çözüm arandığını bildirdi.Almanya’da koalisyon hükümetinin küçük ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) de Yunanistan’da yalnız başına bulunan ve reşit olmayan sığınmacıların Almanya’ya kabul edilmesi için Avrupa çapında bir çözüm bulunmasını desteklediğini açıkladı. SPD Meclis Grubu Başkanı Rolf Mützenich, İçişleri Bakanı Horst Seehofer’in AB düzleminde çözüm çabalarını desteklediklerini belirterek “Hedef AB’nin birlikte hareket etmesi. Bu olmuyorsa o zaman da en azından Portekiz, Finlandiya gibi sığınmacılar konusunda daha önce de işbirliği yapılan ülkelerle hareket edilebilir” dedi.

Öncelikle hastalar gibi özel korumaya muhtaç çocuk ve gençlerin Almanya dahil Avrupa ülkelerine kabul edilmesini savunan Mützenich, ayrıca Türkiye, Lübnan ve diğer ülkelerdeki sığınmacıların da insani yardım alması gerektiğini söyledi. Mützenich,  Almanya’nın yardım ödemelerini artırdığını ve ek yardımlara da hazır olduklarını sözlerine ekledi.İçişleri Bakanı Horst Seehofer Salı günü sürpriz bir açıklama yaparak Avrupalı ülkelerin Yunanistan’daki kamplarda bulunan yaklaşık beş bin çocuk ve genci kabul edebileceğini belirtmiş, Avrupa ülkeleri arasında bir “gönüllüler koalisyonu” oluşturulmasını gündeme getirmişti.Alman Aile Bakanlığı verilerine göre şu an ülkede yalnız başına gelen ve reşit olmayan yaklaşık 10 bin çocuk ve genç ile 17 bin genç yetişkin bulunuyor.

Ekvator Haber, AFP,RTR,BK,HS,DW,AÜ,Reuters,DA,TY,JD

© ekvatorhaber.com Lütfen haber ve içerikleri kaynak belirterek kullanınız ve bağlantı linki veriniz.