Ekvator Haber

Sosyal medya insanları depresyona sokuyor

Sosyal medya insanları depresyona sokuyor
2
20 Ağustos 2019 - 11:30

Harika bir tatil, muhteşem bir parti, inanılmaz çocuklar ve çok lezzetli yemekler. Herkes sosyal medyada hayatını en iyi haliyle gösteriyor. Bu tip mecralarda neler olup bittiğine bakan insanlar öz saygıları darbe almış gibi hissedebiliyor çünkü diğer herkes onlardan daha iyi durumdaymış gibi görünüyor. Sosyal medya mecralarını pasif olarak kullanan, kendi hayatlarını paylaşmayan ve kendilerini diğerleriyle karşılaştırma eğiliminde olan insanlar depresif belirtiler geliştirme tehlikesiyle karşı karşıyalar. İşte bu, Almanya’daki Ruhr-Universitat Bochum’da (RUB) görevli Dr. Phillip Ozimek liderliğindeki bir grup psikolog tarafından yapılan ve Behavior & Information Technology’de yayınlanan bir çalışmanın vardığı sonuç.

Sosyal ağların depresif eğilimleri tetikleyip tetikleyemeyeceği sorusunun cevapları bugüne kadar çelişkili oldu. Bochum araştırmacıları bir deneysel iki de anket çalışması yaptılar. İlk çalışmada, iki denek grubundan ya kendi Facebook duvarlarında ya da üniversitenin Teoloji Fakültesi’nin Katolik İlahiyat Fakültesi’nin web sitesindeki personel sayfasında gördükleri ilk beş kişi hakkındaki bilgileri yazarak beş dakika harcamaları istendi. Üçüncü grup bu görevi yerine getirmedi. Sonra, üç grup da öz saygılarını konu alan bir anket doldurdu.

Kısa Süreli Bir Etki Bile Potansiyel Bir Tehlike Kaynağı

Dr. Phillip Ozimek, “İster Facebook’ta isterse web sitesindeki personel sayfasında olsun, internette sosyal bilgilerle karşı karşıya kalmanın daha düşük öz saygıya yol açtığı görüldü,” diyor. Ve düşük öz saygı depresif belirtilerle yakından ilişkili olduğundan, araştırmacılar bu kadar kısa süreli bir etkiyi bile potansiyel bir tehlike kaynağı olarak görüyorlar.

Araştırmacılar anket yöntemiyle, Facebook kullanımları, kendilerini başkalarıyla kıyaslama eğilimleri, öz saygıları ve depresif belirtilerin oluşup oluşmadığı konularında 800’den fazla kişiden de bilgi edindiler. Sonuçta, bu insanların becerileri konusunda sosyal kıyaslamalar yapmak için daha fazla ihtiyaç duydukları zamanlarda, özellikle pasif Facebook kullanımı ve depresif belirtiler arasında pozitif bir korelasyon olduğu bulundu. Ozimek durumu şöyle özetliyor, “Kişi kıyaslama yapmak için kuvvetli bir ihtiyaç hissettiğinde ve sosyal medya hesaplarında başkalarının harika tatiller yaptığını, muhteşem ve pahalı şeyler satın aldıklarını görmeye devam ettiğinde ve kendi ofis penceresinden bakınca gördüğü tek şey gri bulutlar ve kapalı bir hava olduğunda, bu onun öz saygısının azalmasına neden oluyor. Ve bunu sürekli olarak, günbegün, tekrar tekrar yaşadığında, uzun vadede kişide daha büyük depresif eğilimler gelişebiliyor.”

Önemli Olan Sosyal Ağların Nasıl Kullanıldığı

Üçüncü bir çalışmada, araştırmacılar elde ettikleri bulguların başka sosyal ağlar için de geçerli olup olmadığını görmek için yine anket yöntemini kullandılar. Profesyonel ağlar biraz daha farklı işlediğinden, çalışma için Xing’i seçtiler. Kariyer odaklı sosyal ağlarda insanların profillerinin yine göz boyayıcı nitelikte olmasına rağmen, insanların daha güvenilir ve gerçekçi gözükmeye çalıştığını belirten Ozimek, bu anketten elde ettikleri sonuçların da Facebook çalışması sonuçlarına çok benzediğini söylüyor.

Ozimek, “Direkt olarak depresyona yol açan ya da onunla ilişkili olan şeyin genel olarak sosyal medya kullanımı olmadığını, depresif eğilimler riskini artıranın bu mecraların nasıl kullanıldığı olduğunu ortaya koyduk. İnsanların özel ve profesyonel sosyal ağları ağırlıklı olarak pasif kullanması, sosyal anlamda kendilerini başkalarıyla kıyaslaması halinde, bu ağlar öz saygı üzerinde negatif bir etki yapabiliyor ve bu daha yüksek bir depresyon seviyesine neden olabiliyor,” diyor.

Orijinal makale: NeuroScienceNews