Ekvator Haber

Rabia Naz Vatan Sevim Tanürek ve Aile Şerefi üzerinden Türkiye gerçeği

Adalete inanır mısınız? Adalet er ya da geç tecelli eder mi? Dünyada yerini bulmayan ahirete mi ötelenir yoksa bu biz gariplerin avuntusu mudur? Sizlere Rabia Naz Vatan Sevim Tanürek ve Aile Şerefi üzerinden Türkiye gerçeğini anlatmak istiyorum.

Rabia Naz Vatan Sevim Tanürek ve Aile Şerefi üzerinden Türkiye gerçeği
Ragıp Kamil İlbeyi
Ragıp Kamil İlbeyi( ilbeyi@ekvatorhaber.com )
Ragıp Kamil İlbeyi çeşitli haber sitelerinde yayın yönetmenliği ve editörlük yaptı. Kanal 12 Televizyonu için çeşitli televizyon programları hazırlamış ve sunmuştur. İlbeyi, bağımsız gazeteci ve teolog olarak görev yapmaya devam etmektedir.
71
20 Aralık 2019 - 15:33

Adalete inanır mısınız? Adalet er ya da geç tecelli eder mi? Dünyada yerini bulmayan ahirete mi ötelenir yoksa bu biz gariplerin avuntusu mudur? Sizlere Rabia Naz Vatan Sevim Tanürek ve Aile Şerefi üzerinden Türkiye gerçeğini anlatmak istiyorum.

Ragıp Kamil İlbeyi

Adalet nedir? Sözlükte adaletin açıklaması şu şöyle yapılıyor: Hak ve hukuka uygunluk; hak ve hukuku gözetme ve yerine getirme; doğruluk. Türkiye de kendisini bir ‘hukuk devleti’ olarak tanımlıyor. Adalet meydanlarda sıkça duyduğumuz bir slogan olmakla birlikte bir partinin kendisine seçtiği ifadelerden biri. Elbette içi boş ve anlamsız olunca adalet ile anılmak yerine kendilerine yeni bir isim seçtiler. Çünkü adaletten uzak bir siyasetleri vardı. Bu nedenle AKP olarak anıldılar…

Bugünlerde Rabia Naz Vatan olayını konuşmaya devam ediyoruz. Küçük Rabia, cinayet kurbanı mı yoksa intihar mı etti? Aslında cinayet yerine trafik kazası demeliyim. Ancak bu acı olaydan sonra yaşananlar suç ve suçluyu korumaya yönelik devlet destekli çabalar bunu bir trafik kazası olmaktan öte bir cinayete taşıyor.

Rabia Naz Vatan Sevim Tanürek ve Aile Şerefi üzerinden Türkiye gerçeği

3 cinayet ikisi gerçek biri film olsa da hepsi Türkiye’nin gerçeği…

Sizlere hem Rabia Naz Vatan olayından hem de 1998 yılında günümüzün AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Ahmet Burak Erdoğan’ın, ehliyetsiz olarak kullandığı aracıyla çarpıp ölümüne neden olduğu ülkemizin değerlerinden Türk Sanat Müziği sanatçısı Sevim Tanürek’in öyküsünü anlatmak istiyorum.

Ayrıca sizlere Yeşilçam’ın önemli yapıtlarından ve günümüzde de defalarca yaşanan konusuyla ‘Aile Şerefi’ isimli filmi izlemenizi öneriyorum. Emin olun ki bu yazıdan sonra bu filmi izlerseniz burada yazdıklarımda çok daha fazlasını okumuş olacaksınız.

Rabia Naz Vatan olayı nedir?

Giresun Eynesil’de 11 yaşındaki Rabia Naz evinin önünde yaralı bulunmuş kaldırıldığı hastanede ölmüştü.

Aile, kızlarına otomobil çarptığını, yaralı halde evin önüne bırakıldığını öne sürdü.

Rabia’nın babası Şaban Vatan’ın ağzından olayı dinleyelim:

-“Kızımı evinin önünde ağır yaralı olarak bulduk ve akabinde kaybettik. Olayın şoku ve üzüntüsü sebebiyle intihar olarak düşündük ancak zamanla ortaya çıkan tutarsızlıklar kızımızın vefatının şaibeli olduğunu gösteriyor. Örneğin, çocuğumun sol ayağı kopar derecesine gelmiş. Atar damar kesilmiş. Konuyla ilgili tüm uzmanlar kan boşalması gereken bir durum olduğunu söylüyor ancak çocuğum boylu boyunca uzanıyor bir damla kan yok, ayak temizlenmiş pantolonunda kan var, ayakkabısında kan var ama yanında kan-man hiçbir şey yok. Ayrıca kızımızın okul çantası ilk etapta olay yerinde değildi sonrasında bir el çantayı getirip koydu.

Rabia Naz Vatan intihar etmedi öldürüldü

-Otopsi raporuna göre de yüksekten engelsiz düşmeyi reddeden bulgular sunuyor, ellerinde sıyrıklar var ve sadece sol arka tarafında hasarlar mevcut. Kızım trafik kazası geçirmiş. Ama geçirdiği trafik kazası ölümü ile sonuçlanacak kaza değil. Çarpanlar evimin yanına bırakarak teras kattan atlayıp intihar etmiş gibi bir hava vermeye çalıştılar. Kızım evimin yanında kan kaybından öldü.”

-En yakındaki oto yıkamacıya gittim. O gün araba yıkanıp yıkanmadığını sordum. Sadece siyah bir aracın yıkamaya geldiğini, getiren kişinin telaşlı davranışlar sergilediğini öğrendim. Siyah aracın peşine düşünce arabanın Eynesil Belediye Başkanı Coşkun Somuncuoğlu’nun yeğeni tarafından kullanıldığını öğrendim. Ayrıca Rabia Naz hastaneye kaldırıldığında iki kişi hastane önünde telaşla bekliyormuş, çevredekilerden öğrendim ve bu iki kişi de Eynesil Belediye Başkanı Coşkun Somuncuoğlu’nun yeğeni İ.S. ve oğlu M.A.S.

AK Partili Nurettin Canikli iddiası

-Eynesil Belediye Başkanı Coşkun Somuncuoğlu ile Canikli çok yakın ahbaplar. Öyle ki burada birisi Canikli’ye ulaşmak için yolun Somuncuoğlu’ndan geçtiğini bilir. Bu sorular kafamda belirmeye başlayınca Canikli’ye de Somuncuoğlu da ulaşmaya çalıştım. Ancak kabul etmediler. İkisi de görüşmedi benimle.

Burak Erdoğan’ın arabasıyla ezip öldürdüğü Sevim Tanürek olayı nedir?

11 Mayıs 1998 tarihinde İstanbul Şişli Abide-i Hürriyet Caddesi’nde saat 11:45 sularında ölümlü bir trafik kazası meydana geldi. 34 ABR 93 plakalı Opel marka aracın çarptığı yaya, Türk Sanat Müziği sanatçısı Sevim Tanürek (d. 1934) ağır yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Altı gün sonra Alman Hastanesi’nde vefat etti.

Tanürek’e çarpan aracın sürücüsü Ahmet Burak Erdoğan, o zaman İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı olan Recep Tayyip Erdoğan’ın oğluydu.

Erdoğan’ın ehliyeti sahte

Sürücünün 14 Kasım 1997’de 42485 sicil numarasıyla Kağıthane İlçe Emniyet Müdürlüğü’nden B sınıfı ehliyet aldığı bildirilse de, bunun geçmişe dönük ve sahte olarak düzenlendiği savlandı.

Sevim Tanürek’in eşi, Ahmet Burak Erdoğan’ın sürücü belgesi olmadığının kendisine kazanın ardından gittiği karakolda söylendiğini belirtti. Kazanın ardından Erdoğan hakkında “Dikkatsizlik ve Tedbirsizlik ile Hayati Tehlike Teşkil Edecek Derecede Yaralamaya Sebebiyet Vermek” suçundan Asliye Ceza Mahkemesi’nde TCK 459/2 maddesi uyarınca 3 aydan 20 aya kadar hapis istemiyle dava açıldı. Erdoğan’ın, trafik raporunda “dalgın olarak araç kullandığı için tali kusurlu” olduğu, Tanürek’in, duran taşıtların önünden yola çıktığı için hatalı olduğu ifade edildi. Erdoğan’ın kusur oranı, 3/8 olarak belirlendi. Tanürek’in hastanede vefatı üzerine oğul Erdoğan hakkında ek iddianame düzenlendi ve istenen ceza 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olarak yükseltildi.

Bir insanı öldürdü ancak mahkemeye asla gelmedi

Kazaya ilişkin yargılama süreci 16 Ekim 1998’de, yani kazadan tam beş ay sonra Şişli 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başladı. Daha sonra Kemal Kerinçsiz’in de avukatlığını yapacak olan Avukat Kadir Kartal, müvekkili (olay tarihinde savcı Süha Babacan tarafından tutuksuz yargılanması istenen) Ahmet Burak Erdoğan’ın ¨İngiltere’de dil eğitimi¨ gördüğü için mahkemeye katılmadığını belirtti.

Adli Tıp kararını değiştirdi: Ahmet Erdoğan daha önce kusurlu ve hapis cezasına çarptırıldı ancak ikinci raporda Erdoğan sütten çıkmış ak kaşık kazada ölen Tanürek ise tek suçluydu

20 Eylül 1999’da görülen, Erdoğan’ın yine katılmadığı duruşmada Adli Tıp İhtisas Dairesi’nin kazayla ilgili raporu açıklandı. Buna göre Ahmet Burak Erdoğan tamamen suçsuz bulunurken, kazanın kusuru bütünüyle (8/8) Sevim Tanürek’e yüklendi. Bu rapor aynı daire tarafından 20 Ocak 2000’de teyit edildi.

Bu rapor hazırlanırken Eyüp Çakmak ilgili ihtisas dairesinin başındaki kişiydi. Mahkemenin 2 Haziran 2000 tarihli duruşmasında, Ahmet Burak Erdoğan’ın beraatine karar verildi.

Kaza olduğunda ehliyetini aldığı belirtilen tarihin üzerinden henüz altı ay bile geçmemiş olan Ahmet Burak Erdoğan’ın suçsuz bulunması Türkiye’deki trafik istatistiklerine biraz aykırı bir durumdu.

Sevim Tanürek cinayeti

2005 yılında Ankara odaklı bir istatistiğe göre şehir içi trafik kazalarının %44’ü yayaya çarpma şeklinde gerçekleşmektedir. 1998 yılında Türkiye’de toplam 551,211 trafik kazası meydana gelmiş, bu kazaların yalnızca %2.72’sinde yayalar kusurlu bulunmuştur, sürücü kusur oranı ise %95.96’dır. (Kaygısız, Ö. (2008) ¨Metropoliten Alanlarda Trafik Kazası Müdahale Birimlerinin Yer Seçimi: Ankara Örneği¨, Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Şehir Bölge Planlama Bölümü, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, ss. 55-56)

17 Haziran 2001’de Hürriyet’te çıkan bir köşeyazısında Tanürek’in eşi Ahmet Tanürek’in şu sözleri yer aldı:

Ben Tayyip Erdoğan’ın oğluyum…

“Tayyip’in oğlu kırmızı ışıkta hızla geçiyor. Peşine siren çalarak ekip takılıyor. Kaçarken, yaya geçidine 5 metre kala eşime çarpıyor. 30 metre sürüklüyor. Eşim 6 gün sonra vefat etti. Yakalandığında polislere Tayyip’in oğlu olduğunu söylüyor. Zaten o andan itibaren her şey değişti. Karakola gittik, çocuğun ehliyetini sormuyorlar. Polislere bunu hatırlattığımızda ‘Siz ukalalık etmeyin, biz ne yapacağımızı biliriz’ dediler.

Belediye kazanın izlerini yok etti

Kazadan hemen sonra caddemize belediye arazözleri geldi. Tarihte ilk kez, caddemiz baştan aşağı yıkandı. 35 metre fren izi vardı ve her şeyi bir anda yok ettiler. Çocuğun ehliyeti yoktu. Kazadan sonra, üç ay önce verilmiş gibi ehliyet düzenlediler. Mahkeme başladı, çocuk bir kez olsun gelmedi. Babası tarafından yurtdışına gönderilmişti! Ama Tayyip’in adamları hep oradaydı. Karımın hakkını ararken bir şey söylediğimizde dirsek yedik, tehdit edildik, tacize uğradık.

Hakim hakkını arayan Ahmet Tanürek’i azarladı Erdoğan’dan taraf oldu

Hakime çocuğun ehliyeti olmadığını, kazadan sonra babasının forsuyla düzmece ehliyet verildiğini söylediğimizde ‘Ne demek yani, siz koskoca belediye başkanını sahtecilikle mi suçluyorsunuz’ diye azar işittik. Sakin bir insanımdır ama o anda elimde bir şey olsaydı, kafasına fırlatırdım. Olayın oluşunu gören tanıkların hepsi tehdit edildi ve korkutuldu. Buna bir yakınımız dâhildir. Sadece bir tek genç kız tanıklık yapmakta direndi. Fakat işin rengi değişmişti. Başına iş gelmemesi için ona da tanıklık yaptırmadık. Şişli karakolunda çocuğun ehliyetini sormayan polislerin ve sahte ehliyet veren trafikçilerin aileleri dava görülürken defalarca gelip yalvardılar, işin üzerine gidersek kocalarının görevine son verileceğini, aç kalacaklarını söylediler. Onlardan da şikayetçi olmadık!

Erdoğan’ın adamları görgü tanıklarını ve aileyi tehdit ettiler

Kapımızda her gün belediye araçları durur, Tayyip’in adamları önümüze çıkardı. Tanıklara olduğu gibi, bize de, uğraşmayalım diye en az 20 ‘ricacı’ geldi. Tayyip belediye başkanıydı. O zaman anladık ki, karşımızda bir ‘dev’ vardır ve onunla baş etmek mümkün olmayacaktır. Biz bu durumda aile meclisi olarak toplandık ve işin ucunu bırakmaya karar verdik…

Onlar çok güçlüydü, hakkımızı alamayacağımızı anladık…

Çünkü bir sonuç çıkmayacaktı. Onlar çok güçlüydü. Sonuçta efendim, mahkeme kararını verdi! 8’de 4 kusurlu olan çocuk 3 ay hapis cezası aldı. Bu da paraya çevrildi. 1998 yılının parasıyla toplam 540 bin lira ceza ödediler. Bugünün parasıyla yaklaşık 2 milyon eder.” (Söz konusu tutarlar paradan altı sıfır atılmasından öncesine aittir.)

Erdoğan’ın avukatı ölen Tanürek suçlu öldüren Erdoğan masum

Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatı o günkü köşeyazısında dile getirilenleri 30.6.2001’de tekzip etti:

17.6.2001 tarihli yazınızda sözü geçen olayda kusurun tamamının merhum Sevim Tanürek’e ait olduğu saptanmış ve bu olguya göre Ahmet Burak Erdoğan’ın beraatine 2.6.2000 tarihinde karar verilmiştir. (Sevim Tanürek’in kocası) Ahmet Ürek ile oğlu Cavit Ürek, mahkemeye sundukları 8.1.1999 tarihli dilekçeleri ile şikayet ve müdahaleden vazgeçmişlerdir. Yazınızda gerek ehliyet, gerek kaza anı ve sonrası ve gerekse yargılama aşamalarında iddia ettiğiniz şekilde bir durum hiçbir zaman olmamıştır.

Burak Erdoğan hakkında raporları değiştirip kusursuzluk raporu veren Çakmak, Tayyip Erdoğan tarafından ödüllendirildi

Ahmet Burak Erdoğan hakkında kusursuzluk raporu veren Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi’nin başındaki Eyüp Çakmak, 4 Mart 2004’te, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidardayken Türkiye Denizcilik İşletmeleri (TDİ) A.Ş.’ye genel müdür yardımcısı olarak atanır.

Çakmak, Erdoğan’ın koruması altında

2008’de yanlarındaki mikrofonun açık olduğunu unutan Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ile Özelleştirme İdaresi Başkanı Metin Kilci arasında geçen bir diyalogda Unakıtan TDİ’nin yönetim kademesinin değiştirilmesi konusunu gündeme getiren Kilci’ye, Başbakan’dan mutlaka izin alınması gerektiğini belirtir. 2011 yılı itibarı ile Çakmak hâlen aynı görevi ifa etmektedir.

Çürük raporu aldı askere gitmedi 21 yaşında armatör oldu

2000 yılında, 21 yaşındayken, Kasımpaşa Deniz Hastanesi’nden ‘askerlik yapamaz’ raporu alan Ahmet Burak Erdoğan ise, babasının sözleri ile 2 milyon ABD Doları, Frank Shipbrokers’a göre 4.5 milyon ABD Doları değerinde bir gemiyi (Başbakan’ın sözleri ile ¨gemicik¨i) ortağı Mert Çetinkaya ile birlikte satın almış, yaşamını sürdürmektedir.

Ragıp Kamil İlbeyi – Barkın Karslı

Rabia Naz Vatan Sevim Tanürek ve Aile Şerefi üzerinden Türkiye gerçeği başlıklı yazı Ragıp Kamil İlbeyi tarafından yazılmış olup Barkın Karslı’nın Semin Tanürek konulu yazısı da neşredilmiştir.

EN ÇOK KAZANANLAR
    EN ÇOK KAYBEDENLER
      EN ÇOK İŞLEM GÖRENLER
        BUGÜN 1000TL NE OLDU?
        • -

          BORSA

        • -

          DOLAR

        • -

          EURO

        • -

          ALTIN

        KUR ÇEVİRİCİ

        Para Birimi

        Çevrilecek Para Birimini Seçin

        © Copyright ekvatorhaber.com 2015

        kurtkoy escortbayan escort istanbultuzla escortistanbul escort bayanporno