Gündem

İnternette 45 milyondan fazla çocuk istismarı görüntüsü var

İnternette çocuk istismarı görüntülerinde büyük artış olduğu ve teknoloji şirketlerinin geçen sene çocukların cinsel tacize uğradığını gösteren 45 milyondan fazla fotoğraf ve görüntü tespit ettiği bildirildi. 

New York Times gazetesi, online platformlardaki çocuk istismarı görüntülerinin geçen yıl diğer senelere göre iki kat arttığını ortaya koyan araştırma yayımladı. 

Buna göre, teknoloji şirketleri, geçen sene online platformlarda çocukların cinsel tacize uğradığını gösteren 45 milyondan fazla fotoğraf ve görüntü tespit etti. Cinsel taciz mağdurları arasında 3-4 yaşındaki çocuklar da yer alırken bazı görüntülerde işkenceye maruz kalan çocuklara da rastlandı.

Çocuk istismarı ve ihmali Türkiye’de önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Her birimiz çocuk istismarının önlenmesinde, bildirilmesinde ve farkedilmesinde çok önemli bir role sahibiz.

Çocuk istismarı, çocuğun fiziksel ya da psikolojik gelişimini olumsuz olarak etkileyen davranışlardır. Çocuk istismarı 18 yaşın altındaki çocukların ya da ergenlerin ana-babaları, onları bakıp gözetmek ve eğitmekle görevli öğretmen, usta, koruyucu aile fertleri, vasi gibi kişiler ya da yabancı kişiler tarafından yapılan, bedensel ve/ya psikolojik olarak sağlıklarına zarar veren, fiziksel, duygusal, cinsel ya da zihinsel gelişimlerini engelleyen tutum ve davranışlardır.

Çocuk ihmali ise; 18 yaşın altındaki çocukların ya da ergenlerin fiziksel ve psikolojik sağlıkları ve gelişmeleri için temel olan beslenme, korunma, sevgi, gözetim, eğitim ve yol gösterme gibi gereksinimlerinin kendilerine bakıp gözetmekle yükümlü kişilerce yeterince karşılanmamasıdır. Çocuk ihmali genel olarak fiziksel ve duygusal ihmal olarak iki ana grupta incelenmektedir.

Tüm dünyada ve ülkemizde önemli bir sorun olan çocuk istismarı ve ihmali, çocuğu yalnız içinde bulunduğu dönemde değil ileri yaşlarda da olumsuz olarak etkilemektedir. Dünya Sağlık Örgütü çocuk istismarını şöyle tanımlar: “Çocuğun sağlığını, fiziksel ve psikososyal gelişimini olumsuz etkileyen, bir yetişkin, topluluktoplum ya da devlet tarafından bilerek ya da bilmeyerek tüm davranışlar çocuğa kötü muameledir.”Tanım aynı zamanda çocuğun istismar ya da şiddet olarak algılamadığı veya yetişkinler tarafından istismar olarak tanımlanmayan davranışları da kapsar.

Çocuk İstismarı Neden Gerçekleşir ?

Stres, yorgunluk, beceri yetersizliği, bilgi ve destek eksikliği, çocukların bakımına yönelik baskıları ezici hale getirmek için bir araya geldiğinde, çocukların ve gençlerin zarar görmesi riski ortaya çıkabilir. Zarar olasılığına katkıda bulunabilecek faktörlerden bazıları şunları içerir:

  • İzolasyon ve eksiklik– ebeveynlik taleplerine yardımcı olmak için geniş aile, arkadaşlar, bir ortak ya da toplum desteği gibi kimse yokken
  • Stres– mali baskılar, meslek endişeleri, tıbbi problemler veya özürlü bir aile bireyinin bakımının yapılması, stresini ve ezilen anne babaları artırabilir
  • Gerçekçi olmayan beklentiler– bir çocuğun veya genç kişinin gelişim aşamaları ve davranışlarının anlaşılmaması
  • Ebeveynlik becerilerinin olmaması– çocuklara ve gençlere nasıl yardımcı olabileceğini bilmemek, öğrenmek, geliştirmek ve olumlu bir şekilde davranmaktır.
  • Uyuşturucu ve alkol sorunları– bağımlılık veya madde kötüye kullanımı, ebeveynlerin çocuklarının ihtiyaçlarını karşılama yeteneklerini sınırlayabilir
  • Düşük benlik saygısı ve kendine güven– bazen güvensiz ebeveynler çocuğun ihtiyaçlarını karşılama yeteneklerinden şüphelidir ve yardım ve destek talep etmemektedir
  • Kötü çocukluk tecrübeleri– nesiller arası kötüye kullanım kalıpları

Bu faktörlerin bir veya daha fazlasının varlığı, kendi başına bir çocuğa zarar verildiğini veya zarar görme riskini taşıdığını ispatlamaz, ancak bir çocuğun risk altında olabileceği konusunda sizi uyarabilir. Doğru beceriler ve kaynaklar göz önüne alındığında, bir çocuğa zarar veren çoğu insan, ebeveynleri olumlu bir şekilde öğrenebilir. Topluluk tutumları da çocuk istismarına katkıda bulunmaktadır. Toplulukta, çocukların ve gençlerin disiplin cezası ve cezalandırılması amacıyla fiziksel gücü kullanma konusunda hâlâ kabul edilmektedir. İnsanlar onu herhangi bir iş olarak görmez, ilgilenmek istemeyebilir veya çocuk koruma makamlarına güvenmezler ve bu nedenle endişelerini bildirmezler. Tutumlar farklı topluluklar arasında değişir ve yanlışlıkla istismarı destekleyebilecek olanlar şunları içerir:

  • Şiddet ve kuvvet kullanımının kabul edilmesi
  • Çocukların ve gençlerin fiziksel cezalarının kabul edilmesi
  • Çocukların ve gençlerin ebeveynlerinin mülkiyetlerinin kabul edilmesi ve çocuklara ve gençlere uygun gördükleri gibi davranma hakkı
  • Irkçılık
  • Kadın-erkek eşitsizliği
  • Çocuklukta yaşanan zararın sonuçları hakkında topluluk anlayışı eksikliği.

Çocuk İstismarı İstatistikleri

Araştırmalara göre Türkiye’de aile içinde gerçekleşen istismar olayları aile dışında gerçekleşen istismar olaylarından daha fazla olduğunu göstermektedir.

Aile içi istismarda yaş ortalaması 5 ila 7, aile dışı istismarda ise 7 ila 10 yaş arasında değişimektedir. Özellikle erkek çocuklarının kız çocuklarına göre daha küçük yaşlarda istismar edildikleri ama genelde kız çocukların çok daha fazla buna maruz kaldıkları ifade edilmektedir.13 Cinsel istismara maruz kalan çocukların yaşa göre dağılımları incelendiğinde; “%30’unun 2-5, %40’ının 6-10, %30’unun 11 – 17 yaş grubunda olduğunu görülmekte.

Yani olguların %70’ini küçük yaş grubu oluşturmaktadır. İstismara maruz kalan çocuklarda kız/erkek oranı 3’tür. Yurt içi yayınlarda ise kız/erkek oranı birbirine yakın bulunmuştur. İstismarcıların %96’sı erkek, %80’i de çocuğun tanıdığı birisidir.”

Araştırmalarda çocuğun yaşı ne kadar küçükse istismar olasılığının da o kadar fazla olduğuna dikkat çekilirken istismara uğrama olasılığının 12 yaşından sonra belirgin bir şekilde azaldığı belirtilmektedir. Son yıllarda istismar ve ihmal vakalarında artış gözlendiği, bunun nedeninin ise istismar ve ihmale uğrayan çocuk sayısı veya bildirilen vaka oranındaki artışa bağlanmıştır. Cinsel istismar kızlarda 3 kat fazla görülmekle birlikte yapılan bir araştırmaya göre cinsel istismar dışındaki faillerin oranları şöyle ifade edilmektedir:

  • % 77 olasılıkla aile,
  • % 11 olasılıkla diğer akrabalar,
  • % 5 bakımla ilgisi olmayan kişiler,
  • % 2 ise çocuğun bakımı ile ilgilenen diğer kişiler

Cinsel istismar vakalarında da istismarın yüksek oranda aile bireyleri veya akrabalar tarafından yapıldığı bilinmektedir. Çocuk istismarı konusunda yapılan araştırmalarda %78 ile duygusal istismarın baş sıralarda olduğu görülmektedir.

  • Fiziksel istismar %24
  • Cinsel istismar ise %9 gibi bir oranda görülmektedir.

Türkiye’de 1980-1982 yılları arasında 8 ilde yapılan bir araştırmada sonuçlar şöyle tespit edilmiştir:

  • Kız çocukların %34,6’sının
  • Erkek çocukların ise %32,5’inin ihmal ve istismar kurbanı oldukları açıklanmıştır.
  • Eğitimsiz ebeveynlerin %40’ı
  • Eğitim düzeyi yüksek ebeveynlerin ise %17’si çocuklarını istismar etmektedir.

“2004 verilerine göre Adli Tıp Kurumuna cinsel istismar şikayeti ile 1455 çocuk geldiği halde gerçekte bu rakamın 5.000 olduğu tahmin edilmektedir. Resmi rakamlara göre cinsel istismara uğrayanların %85’i kız, %15’i erkektir.”

Yrd.Doç.Dr.Birol Demirel, Cinsel İstismar, Çocuk İstismarı ve İhmaline Multidis- ipliner Yaklaşım, ÇİİÖD, s.17

Kimlerin İstismara veya İhmale Maruz Kalması Daha Olasıdır?

2003 yılında kız çocuklarının mağdur olması (yüzde 52) olasılığı erkek çocuklarına göre (yüzde 48) biraz daha yüksekti. Her ırktan ve etnik gruptan çocuk istismara uğrar. Bununla beraber Pasifik Adaları’ndan gelen, Kızılderili veya Alaska yerlisi ve Afro- Amerikan çocuklar ulusal popülasyonlarıyla karşılaştırıldığında en yüksek mağduriyet oranlarına sahiptiler. Çocuk istismarı ve ihmali mağduru olan beyaz çocukların oranı aynı ırktan 1000 çocukta 11 iken, Pasifik Adaları’ndan gelenlerde bu oran 1000 çocukta 21, Kızılderili ve Alaska yerlisi çocuklarda oran 1000’de 21 ve Afro – Amerikan çocuklarda 1000’de 20’dir.

Her yaştan çocuk istismara ve ihmale maruz kalır, fakat küçük çocuklar daha savunmasızdırlar ve kötü muameleden ötürü hayatlarını yitirme olasılıkları daha yüksektir. Birleşik Devletlerde 2003 yılında rapor edilen istismara bağlı tüm ölümlerin yüzde 44’ünü 1 yaşın altındaki çocuklar oluşturmaktadır; öldürülenlerin dörtte üçünden fazlası 4 yaşından küçüktü.

Çocuk İstismarı ve İhmallerini Kimler İhbar Eder?

2003 yılında Birleşik Devletlerde ÇEK’e verilen tüm raporların yarısından fazlası (yüzde 57) çocukla iletişime geçen profesyonellerden gelmiştir. Öğretmenler (yüzde 16); hukukçular, yasa uygulayıcı ve cezai adalet personelleri (yüzde 16); sosyal hizmetler çalışanları (yüzde 12) ve sağlık personelleri (yüzde 8) 2003 yılında verilen raporların en sık karşılaşılan kaynaklarıydı. Kanun tarafından, bu meslek gruplarındaki çoğu insanın istismar ve ihmal şüphesini rapor etmeleri gerekmektedir

Bununla birlikte bildirimlerin önemli bir kısmı profesyonel olmayan kaynaklardan gelmiştir; örneğin ebeveynler, diğer akrabalar, arkadaşlar ve komşular. Bilinmeyen kaynakler 2003 yılındaki raporların yüzde 9’luk bölümünü oluşturmuştur.

Kötü muamelenin belirtisi olabilecek işaretleri ve nasıl bildirimde bulunulacağını bilmek herkes için önemlidir. İlk etapta istismarın oluşmasını önlemek için harekete geçerken, ocukların güvenliğini sağlamak hepimizin ortak sorumluluğudur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir