Ekvator Haber

Diyanet ile NASA kıyaslanırsa çıkan sonuç ne olur?

Diyanet ile NASA kıyaslanırsa çıkan sonuç ne olur? Evet, soru bu. Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA) ile Diyanet’i kıyaslamak sosyal medyada halkın en çok yaptığı paylaşımların başında geliyor.

Diyanet ile NASA kıyaslanırsa çıkan sonuç ne olur?
Ragıp Kamil İlbeyi
Ragıp Kamil İlbeyi( ilbeyi@ekvatorhaber.com )
Bağımsız gazeteci ve teolog olan Ragıp Kamil İlbeyi çeşitli haber sitelerinde yayın yönetmenliği ve editörlük yapmış, Kanal 12 televizyonu için programlar hazırlamış ve sunmuştur.
3
02 Aralık 2019 - 12:47

Diyanet ile NASA kıyaslanırsa çıkan sonuç ne olur? Evet, soru bu. Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA) ile Diyanet’i kıyaslamak sosyal medyada halkın en çok yaptığı paylaşımların başında geliyor.

Peki öyleyse bizlerde hem kıyaslayalım hem de Diyanet ve NASA hakkında daha fazla bilgi sahibi olalım. Sosyal medyada neler yazılıyor çiziliyor, sokaklarda neler konuşuluyor, hangileri gerçek hangileri yalan yada abartı… 

NASA nedir?

NASA, Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansı 29 Temmuz 1958 tarihinde ABD Başkanı Dwight Eisenhower tarafından kurulmuş olan ülkenin uzay programı çalışmalarından sorumlu olan bir kurumdur. Askeri ve sivil havacılık, uzay araştırmaları ve benzeri pek çok çalışma yürütüyor. Bu çalışmaların bir kısmı sadece ABD’yi ilgilendirse de dünyadan pek çok ülkeden bilim insanının katkıları ile uluslararası ortak projeler de yürütülüyor.

Diyanet nedir?

Diyanet İşleri Başkanlığı, 3 Mart 1924 tarihinde Şer’iye ve Evkaf Vekâleti’nin yerine kurulan, İslâm dininin Sünni mezheplerinin inanç ve benzeri işlerini yürütmek ve camileri yönetmekle görevli kurumdur.

Türkiye laik devlet midir?

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2. maddesinde Türkiye’nin laik bir devlet olduğu yazıyor.

Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.

Laiklik nedir?

Laiklik, din ve devlet işlerini birbirinden ayıran, hiç bir egemen gücün inanç ile topluma dayatma yada yönlendirmede bulunmasını engelleyen, yada devletin bir din devletine haline dönüşmesini engelleyen sistemin adı. Bu sisteme göre dileyen dilediğine inanır.

Devletin dini olur mu?

Devletin dini olmaz, çünkü devlet; toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlıktır.

Tüzel varlık nedir?

Tüzel kişi, hukuk bakımından birçok kişinin veya malın topluluğundan doğan ve tek bir kişi sayılan varlık.

Gerçek kişi, sağ ve tam doğmak şartı ile kişinin anne karnına düşmesinden ölümüne kadar geçen süreçte hukuken kişiler için kullanılan terimdir. Kişilik hak ehliyeti kavramıyla aynı anlamda kullanılmaktadır. Yani bu şahıslar alacak ve borç yaratabilme ehliyetine sahiptirler.

Tüzel kişi ise gerçekte kişilik sahibi olmayan ancak kişilik sahibi olduğu varsayılan kişi veya mal topluluklarıdır.

Buna göre tüzel varlıkların dininin olmasını istemek yada onların bir dine mensup olması gerektiğini düşünmek pek akıllıca görünmüyor.

Dünyada pek çok din devleti var. Ancak hangisi İslam’ı yansıtıyor bu ayrı bir tartışma konusu.

Laik görünümlü Sünni devlet

Laik görünümlü Sünni devlet yazınca, doğan görünümlü şahin arıyormuş gibi hissettim.

Görüldüğü üzere Türkiye, din ve devlet işlerini birbirinden ayırmış laik bir devlet görüntüsü sunan, ancak Diyanet isimli bir kurumu olup ülkedeki Sünnilerin yaşam ve inançlarını düzenleyen, iktidar partileri ve bürokratlar tarafından yönetilen bir devlet kurumudur.

Diyanet ve ona bağlı çalışanları, devletin kuralları ve emri ile hizmet edip, konuşmasını, yaşamasını, düşüncelerini, eylemlerini devletin kurallarına, kanun ve tüzüklerine göre belirleyen bir kurumdur. Yani Diyanet 657 numaralı kanunda belirtilen memurlar topluluğudur ve görevi devletin belirlediği şekillerde din hizmetleri vermektir. Bazen bunun aksini yapanlar çıkıyor. Onlarda ya sürgün ediliyor ya görevlerinden uzaklaştırılıyor.

Buraya kadar bu düşünen bir toplum için yeter.

Diyanet güven veriyor mu?

Diyanet halkın bir kesimine göre güven vermeyen bir kurum. Ancak bir kısmı da Diyaneti güvenilir bir kurum olarak görüyor ve fetvalarını ciddiye alıyor. Avrupa’da bu ayrım daha fazla. Diyanet, Süleymancılar, Nurcular, Milli Görüşçüler, Menzilciler, Kadiriler ve daha bir çoğunun kendi camileri var. Hiçbiri bir diğerine girmiyor, önünden bile geçmiyor. Biri 10 kişi ile diğeri 50 kişi ile Cuma namazı kılıyor. ve pek çoğu da birbirlerine yakın bölgelerde hatta aynı sokaklarda olanlar bile var. Ancak rakipler ve birbirlerini tekfir ediyorlar. Özellikle Diyaneti hiç sevmiyorlar.

Sadece bu Sünni cemaatlere göre değil, solculara göre de Diyanet güven veren bir kurum değil çünkü devlet dininin temsilcisi.

Dindar Müslümanlara göre, AKP iktidarın pek çok eylemi, özellikle AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın klasörler dolusu hatalı siyaset ve günahlarına karşı ne Diyanet İşleri Başkanı neden her hangi bir personeli tek bir söz söyleyemez. Çünkü maaşını Erdoğan veriyordur. Ancak rızkın gerçekten Allah’tan geldiğine inanan bir dindar doğruları ve yanlışları açıklamak, doğruyu söylemek konusunda tereddüt etmeyip erdemli yaşantısına devam edebilir.

Diyanet özellikle 15 Temmuz menfaatler çakışması darbe kalkışması Allah’ın lütfü fillerin ayakları altında ezilen çimen halklar olaylarından sonra iktidar partisi tarafından daha da güçlendirildi. Elbette bazı cemaat ve tarikatlar ile işbirlikleri devam ediyor.

İmam Hatip Ortaokulları, İmam Hatip Liseleri ve İlahiyatlar bugün iktidarın arzu ettiği muhafazakar görünümlü siyasal Sünni ve kindar bir nesil yaratıyor. Ya dershane, kolej, ya medrese tekke, ya da okul görünümlü binalarda, cemaatler, tarikatlar ve muhafazakar görünümlü Siyasal İslamcı partiler dilediği biçimi veriyor Türkiye’nin geleceğine.

Tek lider, Tek Devlet, Tek Dil, Tek Din, Tek Mezhep, Tek Tip

Diyanet bir devlet kurumu, devlet ise tek adama bağlı. Demek ki Diyanet’e bağlı olan din adamları Allah’a değil tek adama bağlı.

Mantık bunu söylüyor. Görünen köy kılavuz istemiyor.

Hainlik potansiyeli taşıyor olabilirsiniz?

Diyanet, AKP ve destekçileri israf ile gündemde. Elbette her AKP’li israf edemiyor. Pek çoğu ay sonunu zor getiriyor. Ancak öyle bir algı var ki, Erdoğan dışındaki tüm siyasetçiler hain, partileri din ve devlet düşmanı. Erdoğan bu kitlenin mehdisi, imamı, Süpermen’i. Elbette bunda hem diyanet hem yandaş yada havuz olarak tabir edilen AKP yanlısı medya ile gerçekleşiyor.

Oysa, gerçekten dindar bir toplum olup inandıklarını ve iman ettikleri o kitabı aralarında hakem seçseler pek çoğu fasık yada münafık ve müşrik olarak itham edilir. Dünyada ve ahirette bazı cezalara çarptırılır. Eğer bu sözlerim birilerini rahatsız ediyorsa piyasadaki tüm Kuranları toplatabilirler. Böylelikle halkının yüzde 99’unun Müslüman olduğunun iddia edildiği ancak yüzde 90’ının merak edip okumadığı ancak içindekilere inandığınını onayladığını söylediği Kuran potansiyel tehdit olmaktan çıkar.

Peki Diyanet ve NASA ne yapar? Bütçeleri nedir? İnsanlık yararına ne üretiyor, hangi hizmeti sunuyor?

Yazımın bu bölümünden sonra Teyit.org’dan bazı alıntılar yapacağım. Bağlantılar vereceğim, kaynağından da görüntüleyeceksiniz, dilerseniz orada daha fazlasını okuyacaksınız. Çünkü araştırmacı editör Nilgün Yılmaz, emek harcamış güzel bir iş çıkarmış.

En tartışılan devlet kurumu: Diyanet

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın varlığının hem laiklik ilkesine, hem de tek bir dinin tek mezhebine hizmet ettiği için eşitlik ilkesine aykırı olduğu birçok kez savunuldu. İmam kadroları, doktor ve öğretmen kadrolarıyla mukayese edildi. Bütçe artışlarının yüksekliği iddiasıdefalarca meclis gündemine taşındı. Diyanet İşleri Başkanı’nın devlet protokolündeki yerinin 2012 yılında 51. sıradan 10. sıraya yükseltilmesi ile 2015 yılında alınan makam aracı tartışmaları büyüttü. Buna Diyanet’in vatandaşlar tarafından iletilen sorulara, dini referansları kaynak göstererek verdiği yanıtların bazılarının yarattığı tepkiler de eklendi.

ABD’de din ticareti var ama devlet yapmıyor: Türkiye’de cemaatler ABD’de kiliseler

Amerika Birleşik Devletleri’nde inanç alanını düzenlemeye ya da inanç hizmeti vermeye dönük bir kamu kurumu yok. Devlet din alanının dışında. Bu nedenle Diyanet ile kıyaslayabileceğimiz merkezi bir kamu kurumu bulunmuyor. Ancak bu, ülkede inanca verilen değeri değil, devletin laik olduğunu gösteriyor. Nitekim ülkede kamu dışında ciddi bir “inanç piyasası” var. IBIS World’e göre ülkede 2019 yılında kiliseler başta olmak üzere dini organizasyonlar toplam 131 milyar dolar gelir elde etti. İnanç pazarının, daha 2016’da 1,3 trilyon dolar olduğunu öne süren bir araştırma da mevcut. Diğer yandan Türkiye’de Diyanet dışındaki dini organizasyonların nasıl bir pazar oluşturduklarına dair anlamlı bir veriye ulaşılamıyor; ancak inanç alanının toplam büyüklüğünün Diyanet harcamalarından ibaret olmadığı muhakkak.

Türkiye, Sanayi Bakanlığı çatısı altında uzay programı yürütüyor

Başlığı okuyunca sözümde küçük sanayi canlandı yalan yok…

Türkiye’de de NASA benzeri bir kurum yok. Geçtiğimiz yıl faaliyete geçen Türkiye Uzay Ajansı, NASA gibi özerk bir kurum değil; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı çatısı altında faaliyet gösteriyor. Kurum henüz ciddi bir program hayata geçirebilmiş değil, kurumsal internet sitesi dahi 19 Kasım 2019 itibariyle yapım aşamasında.

NASA’ya ABD genel bütçesinden ayrılan pay 19,9 milyar Amerikan dolar. 11 Kasım 2019 tarihli kur ile yaklaşık 113 milyar Türk lirası. TL’nin değer kaybı devam ederse bu oran da artmaya devam edecektir.
Diyanet İşleri Başkanlığı’na genel kamu bütçesinden 2019 yılı için ayrılan pay, 10,4 milyar Türk lirası.
Ancak ekonomik büyüklükleri birbirinden oldukça farklı iki ülkede bu kıyas sağlıklı olmayabilir, bu nedenle toplam bütçeden aldıkları payı araştırmak daha anlamlı. 2019 itibariyle NASA, ABD’nin yıllık toplam federal bütçesinden yüzde 0,49 pay alıyor, Diyanet’in toplam bütçeden aldığı paysa yüzde 1,08 ile birçok bakanlıktan daha fazla.

Bütçeden ayrılan pay, gelirin tamamı değil

Dahası, kurumlar giderleri için bu bütçelerle bağımlı değil. Yani bir kuruma merkezi bütçeden ayrılan pay, o kurumun yıllık bilançosunun tamamını oluşturmuyor. Ek ödenek alınabiliyor, ya da kurumlar kendileri kaynak yaratabiliyor. Bunlara yıllık faaliyet raporlarından erişilebiliyor. Örneğin Diyanet’in döner sermaye işletmesi 2018 yılında sadece dini eserlerin satışından 34 milyon lira gelir elde etmiş.

Yani her iki kuruma merkezi bütçeden ayrılan para, aldıkları pay ve toplam bilançoları kıyaslandığında, 11 Kasım 2019 TL dolar kuru dikkate alınarak genel tablo şu şekilde:

NASA’ya 2019’da merkezi bütçeden ayrılan miktar 19,6 milyar dolar, 2019’da merkezi bütçeden aldığı pay yüzde 0,49, pay (%)2018’de kurumun toplam bütçesi 18,7 milyar dolar, 2020 için tahmini bütçeler 21 milyar dolar.

Diyanet İşleri Başkanlığı‘na  2019’da merkezi bütçeden ayrılan miktar 1,81 milyar dolar, 2019’da merkezi bütçeden aldığı pay yüzde 1,18, 2018’de kurumun toplam bütçesi 1,45 milyar dolar, 2020 için tahmini bütçeler 2,08 milyar dolar.

2013-2018 arasında NASA ve Diyanet’in harcamalarındaki artışlar

Diyanet ve NASA’nın yıldan yıla bütçe artışlarına baktığımızda ise, Diyanet’in oransal olarak NASA’yı solladığını görebiliyoruz.

NASA’nın 2018 yılı harcaması 2013 yılına kıyasla yüzde 3.07 artış ile 18.766.000.000 dolar

Diyanet’in 2018 yılı harcaması 2013 yılına kıyasla yüzde 68 artış ile 8.356.119.702,84 TL

Sayıştay’a göre Diyanet’in 2018 yılında fazladan 3,2 milyar TL harcadığı iddiası da doğru. Konuyla ilgili hem Sayıştay raporu, hem de Diyanet faaliyet raporu aynı tutara işaret ediyor.

Diyanet ve NASA’nın kaç personeli var?

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın personel sayısı, 2018 yılı faaliyet raporuna göre, 17 bin 106’sı sözleşmeli olmak üzere toplam 124 bin 366. Personel giderleri, SGK primleri de eklenirse, Diyanet giderlerinin yüzde 91’ini oluşturuyor.NASA’nın 2018 yılı faaliyet raporunda, kurum için 17 bin 373 kişinin çalıştığı görülüyor. NASA çalışanlarının yıllık ortalama geliri ise 92 bin dolar civarında ve maaşları federal hükümet ödüyor.Ancak 117 bin, Diyanet için çalışan imam sayısını değil, paylaşımın yapıldığı dönem Diyanet’e bağlı toplam personel sayısını ifade ediyor. Diyanet için 2018 sonu itibariyle 60 bin 320 imam ve hatip görev yapıyor. Ancak imamdan kasıt dini hizmet kadrolarının tamamıysa, bu sayı 75 bine kadar çıkabilir.

NASA çalışanlarının tamamı da bilim insanı değil. NASA çalışanlarına dair tüm istatistiklere güncel olarak ulaşılabiliyor ve çalışanların görevlerine göre sınıflandırıldığı tabloya göre, bilim ve mühendislikte çalışanların nüfusu, 11 bin 221.

Yani kurumlarda çalışanların tamamı o kurumun ana işlevini yerine getirenlerden oluşmuyor. NASA’nın halkla ilişkiler biriminde çalışanlar da, Diyanet’teki şoförler de istihdama dahil. NASA için 11 binden fazla bilim insanı, Diyanet için de 75 bin kadar din görevlisi çalışıyor.

Curiosity misyonu ne kadara mal oldu?

Curiosity NASA’nın 2011’de başlattığı Mars Science Laboratory (Mars Bilim Laboratuvarı) projesi için örnek toplamak ve gözlem yapmak üzere Mars’a indirilen insansız aracın gerçekleştirdiği göreve (misyon) verilen isim. Giderleri NASA’nın 2011 yılı bütçesinden çıktı ve NASA’nın raporuna göre maliyeti 2,5 milyar dolar, yani Kasım 2019 itibariyle yaklaşık 14,4 milyar TL.

InSight misyonu ne kadara mal oldu?

NASA’nın bir başka Mars misyonu ise InSight. Mars’taki tektonik hareketler ile gezegenin iç yapısını inceleme amaçlı tasarlanan araç, 2018 yılının Kasım ayında Mars’a ulaştı ve sondaja başladı. Aracın ABD’ye toplam maliyeti ise, 153,8 milyon dolarlık gecikme maliyetiyle birlikte, toplam 828 milyon dolar, yani Kasım 2019 kuruyla 4,7 milyar TL oldu. Diyanet’in bir yıllık harcamaları bu haliyle InSight misyonunun tüm maliyetini geride bırakmış.

NASA ve Diyanet kadınların iş gücüne katılmasına katkı sağlıyor mu?

NASA yıllık 11 milyar dolarlık bütçesiyle tamamı kadınlardan oluşan altı saatlik bir uzay yürüyüşüne imza atarken, Diyanet İşleri Başkanlığı yıllık 10,4 milyar dolarlık bütçesiyle, “evde çay ve kek ikram etmek kadın görevi temalı” 295 bin TL değerinde kamu spotu yapabiliyordu.

NASA’nın tamamen kadınlardan oluşan altı saatlik bir uzay yürüyüşü gerçekleştirdiği iddiası doğru. 17 Ekim tarihinde gerçekleşen yürüyüşte sadece kadınların yer alması, kendiliğinden bir gelişme olarak duyurulmuş. Buna göre yürüyüşü gerçekleştiren kadın astronotlar Jessica Meir ve Christina Koch’un da yer aldıkları 2013 astronot adayları sınıfının yarısını zaten kadınlar oluşturuyordu. NASA, 2024 itibariyle aya “ilk kadının ayak basmasını” da hedefliyor.

NASA fırsat eşitliği sunuyor

NASA’nın Çeşitlilik ve Fırsat Eşitliği ile ilgili bir birimi var. Bu birim çalışanlar arasında çeşitlilik ve fırsat eşitliği için yedi program yürütüyor. Bunlar Afro-Amerikan program, yerli Amerikalılar programı, Asya Pasifik programı, engelli istihdamı programı, Hispanik istihdamı programı, LGBTQ programı ile kadın programı.

NASA’nın 2017-2019 arasını kapsayan eşit istihdam stratejik planına göre, kadınlar halihazırda NASA çalışanlarının yüzde 34’ünü oluşturuyor. Üst düzey çalışanlar arasında kadın oranı ise yüzde 16 ve bu raporda bir sorun olarak tanımlanıyor; hem çalışan hem de yöneticiler içinde kadın sayısının artması stratejik bir hedef olarak konuyor. Kurum bu nedenle 2017 yılında açtığı ve iki yıl sürecek astronot eğitimi programına yedi erkeğe karşılık beş kadın astronot adayı kabul etmiş.

Diyanet’in tartışmalı kamu spotu bazılarına göre Diyanet kadınlara çay ve kek üzerinden itaatkar ol hizmet et, kocasına da arada hanımın ile de ilgilen mübarek diyor. Ben bu tartışmaların uzağındayım çünkü diyet yapıyorum.

Diyanet için ise 2018 sonu itibariyle 17 bin 656 kadın çalışıyor. Ancak bu sayı sözleşmeli personelleri kapsamıyor. Bu haliyle kadınlar Diyanet çalışanlarının yüzde 16’sını oluşturuyor. Yönetici kadrolarla ilgili bir istatistik ise bulunmuyor.

Kurumun 2017-2021 yıllarını kapsayan stratejik planında kadın çalışanların sayısını artırmak ile ilgili bir ibareye rastlanmıyor. Ancak Diyanet’in internet sitesinde “kadın” anahtar kelimesiyle arama yapıldığında sayfalarca sonuç çıkıyor. Bunların çoğunu Cuma hutbeleri ile ayet tefsirleri ve vatandaşlardan gelen soruların yanıtları oluşturuyor.

Sonuç olarak çay için kek yiyin, Millet Bahçesi’nde yuvarlanın, Cumadan Cuma’ya ‘hayırlı cumalar’ mesajları göndererek dini vecibelerinizi yerine getirmenin tarifsiz hazzını yaşayın.

Ragıp Kamil İlbeyi – Ekvator Haber

EN ÇOK KAZANANLAR
    EN ÇOK KAYBEDENLER
      EN ÇOK İŞLEM GÖRENLER
        BUGÜN 1000TL NE OLDU?
        • -

          BORSA

        • -

          DOLAR

        • -

          EURO

        • -

          ALTIN

        KUR ÇEVİRİCİ

        Para Birimi

        Çevrilecek Para Birimini Seçin

        © Copyright ekvatorhaber.com 2015