erkinses reklam
erkinses reklam

Ekvator Haber

Tüm Dünyayı Etkisi Altına Alan
COVID-19 Salgınında SON DAKİKA Gelişmeleri

Din kültüre dönüşünce müşriklerin sayısı artıyor

Din kültüre dönüşünce müşriklerin sayısı artıyor
Ragıp Kamil İlbeyi
Ragıp Kamil İlbeyi( ilbeyi@ekvatorhaber.com )
Ragıp Kamil İlbeyi çeşitli haber sitelerinde yayın yönetmenliği ve editörlük yaptı. Kanal 12 Televizyonu için çeşitli televizyon programları hazırlamış ve sunmuştur. İlbeyi, bağımsız gazeteci ve teolog olarak görev yapmaya devam etmektedir.
69
30 Eylül 2019 - 18:51

Şia mezhebinden 12 İmamcı Caferiler ile bir sohbete katıldım. Saatlerce insanlara Kuran okuyun, peygamberlerimizi ve son peygamberin Ehlibeyt’ini tanıyın dedim ve örnekler verdim. Sohbetim de şunu söyledim. Gadir-i Hum oldu ya da olmadı keza 1 milyar 500 milyon Müslüman bunun uydurma olduğunu iddia ediyor ama konumuz bu değil, ne derlerse desinler; Ali bin Ebu Talib’in imametinin delili onun ahlak, erdem ve ilmidir. Kimisi Kuran’daki ayetleri onun imametine nişan saymaya bilir. Saysaydı zaten dördüncü halife olmazdı. Ama Ali’nin cesareti, ilmi, takvası, cömertliği, adaleti, yüce erdemli kişiliği ile akıl, mantık ve kalp yolun Ali’nin yolu olduğunu biliyor ama ne Ali’nin yolu kalmış günümüz de ne Veli’nin…

Ragıp Kamil İlbeyi

İmam Ali’yi olması gerekiği gibi tanıyamazsınız hadislerden çünkü siyer (tarih) okumalısınız. Peygamberinde yaşam ve mücadelesini tanımak için siyer yani hayatını okumalısınız.

Bilen bilmeyen ahkam kesebilir eğer konu din olursa!

Bunu anlattım; Hadisten önce siyer lazım bu bir, siyerden önce Kuran lazım bu iki; Kuran okursun iyi ve kötünün özelliklerini ve Allah’ın yaratmakta gaye ettiği insan modelini öğrenirsin. Bunu öğrendikten sonra siyer okursun öğretmenini bilirsin. Öğretmeni tanıyınca onun derslerine katılır hadis okursun. Bunları yapabilmek için de 3 kuruş fazla kazanmak için gecelerini gündüzlerini feda eden insanların hiç olmazsa 1 saatini buna ayırması gerekir.

Beni eleştirenler kaç Sure ve hadisi anlamları ile ezbere biliyor ve buna uygun yaşıyor bu ayrı bir tartışma konusu.

Zer alemi palavraları!

İmam Hüseyin’in Kerbelası hakkında; ‘zer aleminde Allah peygamberlere Kerbela’yı satmak istedi kimse kabul etmedi… Rugayye’ye, Ali Asgar’a, Ali Ekber’e neler olacağını, kimlerin şehit olup kimlerin kalacağını, Allah, tek tek peygamberlere anlattı da peygamberlerden hiçbiri bunu kabul etmedi de Hz. Hüseyin kabul etti…

Bu hikaye hem Kuran’a aykırı hem zaman ve tarihsel kaynaklara. Peygamberlerin imamların dönemleri farklı her birinin tevhit mücadelesi ve metodolojisi, kaderleri; yaşamları yaşadıkları bölgeler vesaire birbirinden farklı ve bağımsızdır. ‘Kerbela’yı satmak’ yanlış bir ifade ancak bazı din adamları Ramazan ayı geldiğinde ‘biz Allah ile alışveriş yapıyoruz orucumuza karşılık cennet satın alıyoruz’ gibi ifadeler bile söylemektedirler!

Menkıbeler dinsel içerikli kurgular – senaryolar

Bunun gibi menkıbeler sadece menkıbedir, dinsel motifli hikayelerdir ve asla imanın bir ölçüsü değildir sadece bir hikayedir ve bu zer aleminde Kerbela yaygın bir menkıbe değildir. Şayet yaygın bir menkıbe olsaydı Kerbela hakkında yazılan tüm risalelerde karşımıza çıkardı ancak bir kaç kaynakta ve sözlü anlatımla süre gelen bir öyküdür. Çünkü bir çok Kudsi hadis Kuran minvalinde sorunludur. Ama rivayettir hikayedir ve Muharrem mateminde birçok hikaye anlatılır ben buna inanmıyorum dedim. İmam Hüseyin’in yüce tevhit mücadelesini anlatmak için bir öyküdür ama örneğin İsa nebinin çocuğu yoktur ki hangi Alileri kurban versin?

Hadisi kutsi yalandan ibarettir!

Peygamberin hadislerinde rivayet ve sahihlik arayan binlerce alim aynı mekanizmayı hadis-i kutsi yani ravisi Allah olan hadislere işletmiyor. En büyük uydurma hadisi kutsilerde bulunmaktadır. büyük bir çoğunluğu Kuran mesajına aykırıdır.

İmam Hüseyin’in verdiği kurbanlarda mücadelesi de yüceler yücesi bir mücadeledir ama bunu öğrenmek için tarih okumalısınız. Çünkü bu olay tarih kitaplarında nakledilir. Hadis olarak İmam Bakır’dan rivayetle ‘Aşura günü dedemin bedeninde 320 yara saydık’ hadisini okursunuz ama yaşananları ve o dönemin şartlarını tarihte bulursunuz.

Önce Kuran! Dinin tek kaynağı Kuran çünkü koruyucusu Allah!

Mutlaka önce Kuran sonra siyer-i Nebi ve siret-i Ehlibeyt’i okuyunuz ve mümkün mertebe diğer peygamberlerin de mücadelelerini okuyup araştırınız. Ardından hadis okunur ve anlaşılır. Böylelikle sizler artık hangi hadisin Kuran’a uygun olup hangisinin uygun olmadığını anlayabilirsiniz. Çünkü bunu yapmak için Sarf ve Nahiv’e değil Kuran ve siyere ihtiyacınız vardır.

Mecra-i umumi recm mahalli değildir. Bir meselenin izhar olunması için teşbih idrak edilmedi ise usulu ile sual edilir.

Muhterem insanlar ilmi meselenin muhatabı talip yada alimdir ama evveli edeptir.

Hadislerden dinlerini imamlarını ve imanlarını tanıyorlarmış…

Bana ‘biz hadislerden tanırız imamı..’ diyenler çıkacaktır sen hadislerden namazın şeklini rüknünü vesaire ihtilaf olmayacak şekilde çıkarabilir misin? Ancak İmam ve imamette hadis tek başına bir ölçü değildir. Çünkü her söz hadistir diye uyulacak diye bir kaide yoktur çünkü bunun için rical gerekir.

Usul-i ricali bilip ravileri ve senetlerini bilip gerekli sıhhat vücuda gelip teyit edildikten sonra hadis kabul edilir ve tatbik edilmesi hesen olur.

Bu nedenle bir meseleyi ya iyi dinlemek gerekir yada konu anlaşılmadı ise uslubu ile sormak gerekir.

Bu yapılmadığı takdirde kendi kendinizi yıpratmakla yetinir; on dakika önce övdüğünüzü yermeye başlarsınız.

İmam Hüseyin’in mesajını ulaştırmak yada aşure kaşıklamak…

Bu şekilde devam ettiğiniz süre kıyamete kadar sine vurur ağlar sızlarsınız da Aşura’nın mesajını komşunuza ulaştıramaz ancak sizlere gelen aşureleri kaşıklarsınız!

Günümüz Türkçesi ile başlayıp Arapça bazı kelimeler ile devam ederek ve şu açıklamayı yapmamın nedeni şudur ki; şurada yazdığım kelimelerin bir kısmını ilk defa duyduğu için anlamlarını sözlükten öğrenecek olanlar bir daha ahkam kesmekten önce karşıdakini iyi dinlesin anlasın bunu yapamıyorsa üslubunca sorsun tartışsın, daha sonra kaynaklara ulaşsın ve sorgulamaya devam etsin. Bu şu demek değil ki sen bana soramazsınız yada beni sorgulayamazsın…

Hayır, münazaranın usulu bu değildir. Beşeri münasebetlerde cereyan etmemesi tavsiye olunur ki huzur kaçırıcıdır.

Bu nedenle insan karşısındakini iyi dinlemeli, iyi tanımalı, verdiği örnekleri idrak edemediyse açıklamasını istemeli, sormalı ama bunu usulu ile yapmalıdır.

Ragıp Kamil İlbeyi

© ekvatorhaber.com Lütfen haber ve içerikleri kaynak belirterek kullanınız ve bağlantı linki veriniz.

escort izmirizmir escort bayanlarescortizmir escort