erkinses reklam
erkinses reklam

Ekvator Haber

Çin koronavirüs salgınını durdurmayı nasıl başardı?

Çin’in başarısının arkasında birkaç etmen var. Hong Kong Üniversitesi’nin araştırmasına göre Çin’in ilk başarısı, virüsün ilk görüldüğü Vuhan’da kapı kapı dolaşıp insanların ateşlerini ölçmek ve testler yapmak. Bir diğer önemli etken ise…

Çin koronavirüs salgınını durdurmayı nasıl başardı?
Ragıp Kamil İlbeyi
Ragıp Kamil İlbeyi( ilbeyi@ekvatorhaber.com )
Ragıp Kamil İlbeyi çeşitli haber sitelerinde yayın yönetmenliği ve editörlük yaptı. Kanal 12 Televizyonu için çeşitli televizyon programları hazırlamış ve sunmuştur. İlbeyi, bağımsız gazeteci ve teolog olarak görev yapmaya devam etmektedir.
393
05 Nisan 2020 - 23:18

İtalya, İspanya, ABD, İngiltere, Fransa, İran gibi ülkelerde salgın kaynaklı trajediler yaşanırken, Çin salgını nasıl kontrol altına alabildi? Hastalığa yakalanan her yüz kişiden 96’sının iyileştiği Çin’in sırrı neydi? Çin’in veri takip sistemi nasıl işliyor? Çin 1.4 milyar insanı nasıl fişledi? Koronavirüs tedavisi geliştirildi mi? Kovid-19 aşısı ne zaman bulunacak? Vahşi hayvan pazarı açıldı mı? Çinliler yarasa, pangolin gibi vahşi hayvanları yiyor mu? Dünya Sağlık Örgütü DSÖ koronavirüse yakalanıp iyileşenlerin sayısını neden açıklamıyor? Doktor Li Wenliang neden susturulmak istendi? Coronavirus daha erken kontrol altına alınabilir miydi? Karantina günleri nasıl geçti? Çin’de uygulanan sokağa çıkma ve karantinanın detayları nedir? Çin koronavirüs salgınını durdurmayı nasıl başardı?

Gündemimiz Covid-19 ile mücadele

Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan ve Covid-19 adı verilen hastalığa yol açan yeni koronavirüs, Antarktika hariç tüm kıtalara yayıldı. Dünyada on binlerce insan yaşamını yitirdi. İtalya, İspanya, İngiltere, ABD, İran ve Fransa’da adeta trajedi yaşanıyor. Ölü sayısı 50 bini hasta sayısı 1 milyonu çoktan aştı.

Çin koronavirüs salgınını durdurmayı nasıl başardı?

Buna rağmen salgının ilk görüldüğü Wuhan ve Çin dünyanın geri kalanından farklı bir tablo çiziyor. Çin salgını kontrol altına aldı ve Wuhan’da sokağa çıkma yasağı kaldırıldı. Ayrıca Japonya, Güney Kore ve Tayvan’da koronavirüs salgınını kontrol altına almayı başardı. Ancak bu ülkelere dönen vatandaşları nedeniyle ikinci bir salgın yaşanma riski var.

DSÖ iyileşenlerin sayısını açıklamayacak

Çin, her ne kadar salgını kontrol altına alsa da diğer ülkeler henüz bunu başaramadı. Mart ayının ikinci haftası itibariyle salgın 200 ülke ve bölgede görüldü. Vaka ve ölüm oranları arttı. Elbette iyileşenlerin sayısı da arttı ancak Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Sözcüsü Tarik Jasarevic, dünya genelinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınını geçirip iyileşenler ile ilgili verilerin, tüm ülkeler tarafından düzenli olarak sunulmadığı için artık yayınlanmayacağını duyurdu. Yani artık sadece vakaları ve ölüm oranlarını duyacağız.

Kısa süre sonra insanlarda şu algı oluşabilir; bu hastalıktan kimse kurtulmuyor yâda ben bu hastalıktan kurtulacak kadar şanslı değilim… Hasta insanların motivasyonlarının yüksek tutulması gerektiğini sanırdım. Ancak NATO’dan DSÖ, BM, AB’ye, ABD’den küresel medyaya, internete ve sosyal medyaya kadar sanki birileri halkın daha çok korkmasını, paniklemesini, kargaşa çıkarmasını, saldırganlaşmasını, umutsuz olmasını istiyormuş gibi görünüyor.

Çin’de hastaların yüzde 96’sı iyileşti

Çin’de bugüne kadar toplam 82 bin 599 vaka görüldü. 3 bin 48 kişinin tedavisi sürüyor. 3 bin 334 kişi ise yaşamını yitirdi. Taburcu olanların oranı yüzde 95.8 ve Wuhan’ı içinde bulunduran Hubai eyaleti dışındaki bölgelerde iyileşme oranı ise yüzde 99. Çin, koronavirüs kapan her 100 hastanın neredeyse 96’sını iyileştirmeyi başardı. Ülkede sadece birkaç bölgede hastalık görülmeye devam ediyor.

Covid-19 evrimleşiyor

Aralık ayında ortaya çıkan hastalığın henüz bir aşısı bulunamadı. Hem de tüm dünya seferber olduğu halde. Koronavirüs 80 yıl önce tanımlanmış olsa da yeni tip koronavirüs Covid-19 alışılmışın dışında belirtiler gösteriyor ve sürekli evrimleşiyor.

Hastalık hakkında ilk rapor 27 Aralık tarihinde Çin’in Ulusal Sağlık Komisyonuna sunuldu ve 31 Aralık’ta incelemeler başlatıldı. Ancak bu Çin’in iddiası ve Komünist Parti’nin her açıklaması uluslararası kamuoyuna pek de güven vermiyor.

ABD: Çin gerçekleri saklıyor

Bloomberg’in, adını açıklamadığı 3 ABD’li yetkiliye dayandırdığı haberine göre, Çin Kovid-19 salgınının gerçek boyutlarını tüm dünyadan saklıyor. Amerikan istihbaratı konuyla ilgili hazırladığı raporunu Beyaz Saray’a sundu.

Raporda Çin’deki ölü sayısının gerçeği yansıtmadığı sadece Hubei eyaletinde bile binlerce ölü olduğu yazmakla birlikte İran, Rusya, Kuzey Kore, Suudi Arabistan ve Mısır’ın da dâhil olduğu bazı ülkelerin açıkladığı rakamların şaibeli olduğu kaydedildi.

Çin ise 31 Aralık’ta Dünya Sağlık Örgütü’ne bilgi verdiğini açıkladı. Wuhan ise 23 Ocak’ta karantina altına alındı.

Doktor Li Wenliang neden susturulmak istendi?

Koronavirüsü dünyaya ilk duyuran Doktor Li Wenliang hakkında Çin Komünist Partisi Disiplin Kurulu işlem başlatmış, sosyal medyada “dedikodu yaymak” suçlamasıyla hakkında soruşturma başlatılmış, Wuhan Polisi, Doktor Wenliang’ın açıklama yapmaya devam etmesi halinde tutuklanacağını duyurmuştu. Li Wenliang, 6 Şubat’ta Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybetmişti. Wuhan polisi haklı çıkan Wenliang’ın ailesinden özür dilemişti.

Covid-19 aşısı üzerine en yoğun çalışmaları yapan ülkenin başında yine Çin geliyor. Dünya Sağlık Örgütü 27 Mart tarihinde koronavirüs aşısının tedavide kullanılması için en az 12 – 18 ay beklemek gerektiğini duyurmuştu.

Çin yeni tip koronavirüs Kovid-19 aşısını buldu mu?

Çinli bilim insanları virüsün gen haritasını çıkardı. Çin ise aşıyı bulduğunu ve ilk klinik deneyinin yapıldığını açıkladı. 18-60 yaş arası sağlıklı 108 kişiye aşı uygulandı. Yaklaşık 6 ay boyunca gözlem uygulanacak ve bunun sonucunda aşının işe yarayıp yaramadığı duyurulacak. Çin’deki bazı üniversitelerde de Nisan ayı içinde insanlar üzerinde bazı aşı deneyleri yapılacağı açıklandı. ABD’de insanlar üzerinde aşı testlerine başlandı. Tahminlere göre aşı 2021 yılında hazır olacak.

Virüsün yayılmasının önlenmesinin ardından Çin’deki vahşi hayvan pazarlarının yeniden açıldığı iddia edildi.  Çin’in Ankara Büyükelçiliği ise basında çıkan haberleri yalanladı. Vahşi hayvan pazarların açılmadığını ve vahşi hayvan ticaretinin kısıtlanmasının bazı eyaletlerde yasalaştığını ve 1 Mayıs’ta yürürlüğe gireceğini duyurdu.

Vahşi hayvan pazarı açıldı mı?

Yeni tip koronavirüsün, vahşi hayvanların ve hayvansal ürünlerin de satıldığı bu gıda pazarlarından yayıldığı açıklanmıştı. Yarasalarda bulunan bir betakoronavirüsün mutasyona uğramış hali olan virüsün, yarasalardan pangolin veya yılan gibi bir sürüngen aracılığıyla insanlara bulaştığı tahmin ediliyor.

Yarasa ve pangolin sanıldığının aksine Çin mutfak kültürüne ait değil. Çin’de alışık olmadığımız bazı hayvanlar yeniliyor, örneğin sadık dostlarımız köpekler gibi… Ama yarasa, pangolin gibi vahşi hayvanlar bunlardan değil.

Covid-19’un vahşi hayvan pazarından yayılması Çin halkını çok kızdırdı. Dünya kamuoyu Çin mutfağı hakkında iyi kanaatlere sahip değil. İnsanlar vahşi hayvanların Çin yemek kültürünün bir parçası olduğuna inanıyor ve aslında Türklere sorarsanız ‘Çinlilerin yemedikleri bir şey yok.’

Salgın hastalığın nedeni sonradan görme burjuvalar

Ancak insanlar yoksulluktan dolayı bu vahşi hayvanları yemiyor. Bu sonradan görme yeni zenginlerin sosyal sınıf yükseltme ve gösteriş oyunu.

Çin halkı, sınır tanımayan, şımarık burjuvalara tepki gösteriyor. Nasıl zengin oldukları şaibeli olan bu kesimin haksız kazanç elde ettikleri ve birilerinin yandaşı olduğu düşünülüyor. Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de Çin ve dünyanın başına salgın belasını açtılar.

Bu pazarlarda, yarasa, porsuk, kunduz, misk kedisi, deve, timsah, köpek, eşek, tikli, kurt, çakal, sırtlan, semender, kirpi, sıçan, su samuru, pangolin, tavus kuşu, sülün, domuz, tavşan ve organları, yılan, kaplumbağa, koala, maymun, koyun, sığır ve deniz ürünleri satılıyordu. Bunlardan bir kısmı neredeyse tüm dünyanın mutfağında bulunuyor. Keçi koyun dana tavuk balık hindi yemek bizler için çok sıradan. Ancak tikli, kurt, maymun, kedi, köpek, yarasa ve pangolin yemek kulağa çok iğrenç geliyor…

Bence ikisi arasında pek bir fark yok. Her ikisi de yamyamlık.

Acaba hangimiz daha gaddarız?

Kuzum diye severiz çocuklarımızı ama kuzu etine de bayılırız. Koyunlara türküler söyler sonra ocaklarda pişiririz. Sarıkızın sütü kesilince közde kebap yaparız. Turnaları, keklikleri, tavşanları, geyikleri, ceylanları ve daha nicesini avlarız. Anaları yavrularından ayırır, onların üzerine kurşun yağdırır, bazen tuzaklar kurar, acımadan kardeşlerinin, çocuklarının, arkadaşlarının gözleri önünde başını keser organlarını parçalarız.

Ve tüm bunlar bizler için çok sıradan…

Çin hastalıkla nasıl mücadele etti?

Çin’in başarısının arkasında birkaç etmen var. Hong Kong Üniversitesi’nin araştırmasına göre Çin’in ilk başarısı, virüsün ilk görüldüğü Vuhan’da kapı kapı dolaşıp insanların ateşlerini ölçmek ve testler yapmak. Bir diğer önemli etken ise Asya halklarının salgınlardan kazandığı deneyim. SARS ve H1N1 virüslerinde salgını kontrol etmeyi deneyimlediler. Ayrıca batı toplumuna göre emir komuta zincirine alışıklar.

Vuhan ve çevre illerde yaşayan insanlar, hastalık hakkında doktorların uyarılarda bulunduğunu ancak valilerin ve polis şeflerinin doktorları susturduklarını ve hastalığı ciddiye almadıklarını aktarıyorlar.

Çin’den karantina günlükleri

Karantina bölgesinde işte bunlar yaşandı; Ulaşım durduruldu. Şehirlerdeki mahalleler barikatla birbirinden ayrıldı. Hubai eyaletinde karantina ilan edildi. Çalışma ve eğitim hayatı durduruldu. Hastane, market ve eczane dışındaki mağazalar kapatıldı. 23 Ocak’ta hastalık tüm Çin’e yayıldı. İnsanlar bir süre sonra gıda biriktirmeyi ve stokçuluk yapmayı durdurdu. Yapılan test sayısı arttıkça vaka sayısı da arttı. Karayollarında kontrol noktaları kuruldu ve burada tüm araç içi yolcuların ve sürücülerin ateşleri ölçüldü. İki günde bir, aileden sadece bir kişinin dışarı çıkmasına izin verildi. Akşam 18 ile sabah 06 arasında sokağa çıkma yasağı uygulandı. Binaların kapıları kilitli tutuluyordu. Her apartmanın girişinde güvenlikler bulunuyor ve birimde yaşayanların ateşleri sürekli ölçülüyordu.

Dışarı çıkmak ve dönmek için fiş veriliyordu. Güvenlikler birkaç günde bir evleri kontrol edip insanlara sağlıkları ile ilgili sorular soruyordu. İnsanlara mobil uygulama üzerinden yeşil, sarı ve kırmızı olmak üzere 3 farklı renge sahip olan QR kodları verildi. Bu kodlarda insanların tüm kimlik, adres, iletişim ve sağlık bilgileri yer alıyordu. Yeşil sağlıklı, sarı ve kırmızı riskli, hastalıklı anlamlarına geliyordu.

Sokaklar ve binalar ilaçlandı. İnsanlar alışverişlerini internet ve uygulamalar üzerinden yapıyordu. Siparişler evlere değil apartman girişlerine bırakılıyordu. Daha sonra güvenlikler tek tek ilgili kişileri arayıp siparişlerinin geldiğini haber veriyor ve almalarını sağlıyorlardı.

Maskesiz sokağa çıkmak yasak

Dışarıya maskesiz çıkmak yasaktı. Uygulama üzerinden form doldurduktan sonra 10 günde bir en yakın eczaneden maske alınabiliyordu. TV ve uygularda maskelerin nasıl kullanılması gerektiği anlatıldı. Karantina nedeniyle sinir ve ruh sistemi zarar gören insanlar oldu. Belediyeler tarafından psikolojik destek sunuldu. İşçilere maaşlarının bir kısmı ödendi. İş yerlerinin kira elektrik su gibi giderleri bir süreliğine ertelendi. 1 Nisan itibariyle maske kullanma zorunluluğu kaldırıldı. Yurtdışından gelenler için karantina uygulanıyor. Yabancıların Çin’e girişleri durduruldu. Fabrikalar, iş yerleri ve okullar açıldı. Hayat normale dönüyor. Vahşi hayvan satışına kısıtlama getirildi. AVM’ler açıldı. Lokantalarda yemek yiyebilir kafelerde içeceklerinizi içebilirsiniz.

Sokağa çıkma yasağı ile birlikte Çin’de hava kirliliği azalmıştı ancak fabrikaların yeniden üretime başlaması ile birlikte hava kirliliği yeniden artmaya başladı. Prefabrike hastaneler kapatıldı. İnsanlar evlerine döndü. Koronavirüs hastaları tek bir hastanede toplandı.

Çin, Covid-19 ile mücadele ederken, dünya ülkelerinin ilgisini çeken ve herkesçe yakından izlenen ileri bir teknoloji kullandı. Bir de bizlerin göremediği ancak herkesin malumunun olduğu bir teknolojiyi daha kullandı.

Kameralar, GSM ve internet ağı ile tüm veri sistemlerini organize ederek ülkede yaşayan herkesi takibe aldı. Dünyanın en çok sokak kamerasına sahip olan ülkesi Çin’de yüz okuma teknolojisi ile insanlar her yerde takip altında.

Peki, Çin’in veri takip sistemi nasıl işliyor?

Çinliler ulusal kimlik kartı isimli bir kimlik kullanıyor ve 2018 yılından itibaren bu kimlikler mobil cihazlarla bütünleştirildi. Böylelikle kimliğiniz; sizin nereye gittiğinizi, hangi sosyal medya uygulamalarına sahip olduğunuzu, internette, yeraltı treninde, evde, sokakta, okulda, tuvalette, işte, gezide ne kadar vakit harcadığınızı, ne yaptığınızı, kimlerle iletişim halinde olduğunuzu, apartmanda ve mahallede yaşayan insanların hangi saatlerde bir araya geldiklerini yâda evlerine döndükleri ortalama saati, dışarıdan sipariş verdiğiniz yiyeceklerinizi nasıl yediğinizi, evinize hangi gıda, temizlik, kozmetik ve benzeri ürünleri aldığınızı, yaşam standardınızı, dini ve siyasi inancınızı, aile ve arkadaş ilişkilerinizi kısaca sizin hakkınızda sizin yazıp sayamayacağız her şeyi biliyorlar.

Koronavirüs Çin Komünist Partisi için ‘Allah’ın bir lütfu’ mu?

Sokağa çıkma yasağı olan bölgelerde telefonlar insanları izledi ve rapor etti. Testi pozitif çıkan bir kişinin hareketleri, nerelere gittiği ve kimlerle iletişime geçtiği sisteme kaydedildi. Örneğin trene binenlere SMS gönderildi. Onları hasta olan kişi hakkında bilgilendirdi. Bu hem hastalığın azalmasına ve insanların sosyal mesafeyi korumasına hem de Çin Komünist Parti’sinden daha fazla korkmasına neden oldu. Bu virüs salgını Çin Komünist Partisi için tam olarak ‘Allah’ın bir lütfü’… elbette bu tanım onlara ait değil.

İşte bu Çin istihbaratının gücü ve bu sistem ile 5 haftada hastalık kontrol altına alındı. Hastaların %96’sı iyileşti ve evlerine döndü. Sistem diğer devletlerin dikkatini çekti. Ama bence insan sağlığını düşündükleri için değil. Kitlesel takibin bir hak ihlali olduğunu düşünebilirsiniz. Ve haklısınız. Ancak yeni dünya düzeninde bu anarşist düşüncenin yeri yok.

Bilim kurgu sinemasının içindeyiz

Bu zaman kadar izlediğiniz tüm bilim kurgu filmlerini bir hatırlayın. Zaten yıllardır bizlere bunları izlettiriyorlar. Bilinçaltımıza işledindi ve çoktan kanıksadık. Bu nedenle yeni hiçbir teknoloji ve sistem şaşırtmıyor bizleri. Evet, önce filmini yapıyorlar, ilham alıp geliştiriyor ve uyguluyorlar.

Unutmadan sadece telefonlar değil, internet ağına bağlanan her şey sizi izliyor. Hatta elektrikli olan her şey. Televizyonunuzun karşısında harika bir film izlerken, televizyonunuzun sizi kaydettiğini unutmayın. Telefon karşısında soyunmayın ve telefonlarınızı tuvalete götürme alışkanlığınızı bir an önce bırakın.

Dünyanın uyguladığı iki mücadele

Dünya salgınla iki şekilde mücadele ediyor;

Hastaların özlük haklarını koruyarak sağlık hizmeti sunmak ve insanların özlük haklarını yürürlükten kaldırarak virüs salgınını önlemek.

Çin ikincisini yaptı. Karantina bölgesinde izole edilmiş bir alan yarattı, tıpkı bir akvaryum gibi. Sürekli kontrol edilen, özlük hakları ve seçenekleri olmayan insanlar birer vatandaş yerine asker oldular.

Bu dediğimi bedelliler bilmeyebilir ama Mehmetçiklere ilk öğretilen doktrinler; ‘emir demiri keser’, ‘askeriyede mantık olmaz’, ‘sorgulama, karşı gelme, düşünme, sadece emirlere itaat et.’ Eğer bunları yapıyorsanız siz iyi bir asker hatta iyi bir vatandaşsınız. Tarikatlar için ideal mürit, kapitalizm için en sevilen müşteri, komünizm için sistemin devam etmesinin garantörüsünüz.

Çin Koronavirüse zamanında mı müdahale etti?

Çin Xi’an Jiaotong-Liverpool Üniversitesi Çin Çalışmaları Bölümü’nde öğretim üyesi olan, Doç. Dr. Ceren Ergenç, BBC Türkçe ile bir söyleşi gerçekleştirdi. Ergenç, SARS salgını ilk ortaya çıktığında yerel vali ve Komünist Parti temsilcisinin, merkezi hükümetten ve koltuklarını kaybetmekten korktukları için SARS salgınını uzun süre sakladıklarını bunun neticesinde ölü sayısının arttığını ve partiye güvenin azaldığını ancak koronavirüse karşı gecikmeden müdahale edildiğini düşünüyor.

Buna rağmen, Vuhan Komünist Parti Hükümetinin, valinin ve güvenlik güçlerinin koronavirüs hakkında açıklama yapan doktorları engellediklerini, soruşturma açıldığını ve doktorların susturulduğunu, SARS ile aynı sürecin yaşandığını ancak daha kısa sürdüğünü de aktardı.

Ergenç, SARS ve Covid-19’da benzer süreçlerin yaşanmasını ise parti devleti olmaya bağlıyor. Hızla alınan karantina kararının ise hastalığı çok kısa sürede kontrol altına aldığını söyledi.

Ülkenin tamamını kurtarmak için az bir kısmını feda edin

Sıkı karantina önlemleri önemli ölçüde başarıyı getirse de Çin halkı salgınlara karşı toplumsal hafızaya sahip. Komünist Parti, Hubei eyaletinin Çin ve Dünya ile tüm bağlantısını kesti. Adeta eyaletin çevresine duvarlar ördü. Ülkenin tamamını kurtarmak için az bir kısmını feda etmeyi tercih etti. Bunun neticesinde virüs Hubei’de yayıldı ama diğer eyalet ve şehirlerde yayılmadı. Ancak diğer bölgeler de karantina altında kaldı ancak Hubei ve Vuhan’a göre daha esnekti. Buna rağmen, kadınlar, engelliler, hastalar, sigortası farklı bir bölgeye kayıtlı olanlar ve göçmen işçiler ile öğrenciler mağdur oldu. Bu mağduriyet devletin teşvikleri ve halkın dayanışması ile aşılmaya çalışıldı. Halk tarafından dayanışma ağları kuruldu.

Bu sistem Çin ve Asya ülkelerinde uygulanabilir olsa da Avrupa ve Amerika’ özgü değil.

Komünist görünümlü kapitalist / doğan görünümlü şahin

Komünist parti devleti olan Çin bazı özellikleri ABD’den pek de farkı olmayan bir kapitalist. En önemli özelliği ise baskıcı ve dayatmacı bir devlet yönetimi oluşturup halka korkuyla egemen olması. Yaklaşık bir buçuk milyar insan askeri bir nizamda yaşasa da ülkede zenginler için adı konulmamış esnek kurallar var.

Hangi demokrasi?

Eğer demokrasinin egemen olduğu bir ülkede yaşıyorsanız devlet başkanınızı da seçimle belirlersiniz öyle değil mi? Ancak Çin’de, Şi Cinping’in ölene kadar yada görevi kendi isteğiyle bırakana kadar devlet başkanlığı yapacaktır. Örneğin Rusya’da Putin’in 2036 yılına kadar, Türkmenistan’da Berdimuhammedov’un, Kuzey Kore’de Kim Jong-un’un ölene kadar devlet başkanı olması kanun ile garanti altına alınmıştır. Bunlar adı cumhuriyet yâda federasyon olan demokrasinin göreceli olduğu ülkeler. Bir de Suudi Arabistan gibi krallık ile yönetilen kanunun kral ve veliahdının keyfi olduğu ülkeler var. Aslında tüm bu yönetim şekilleri birbirinin aynısı. Birinin yöneticine başkan diğerinin yöneticisine kral, reis, prens, rehber vesaire diyorlar…

SSCB’nin hatalarından ders çıkarmak

Evet, Çin’in başarılı olmasının ana nedeni otoriter yönetim ve komünist parti örgütlenmesinin iyi işliyor olmasından kaynaklanıyor. Emir ağızdan bir kere çıktıktan sonra mutlaka uygulanacak. Bu istisna kabul etmiyor. Belki paranın açtığı kapılar olabilir ama sistem hala iyi çalışıyor. SSCB’nin yaptığı bazı hatalardan ders çıkarmış deneyimli bir ülke var karşımızda. İşte ABD’nin de bu nedenle bitirmek istediği ülkelerden biri Çin. Çünkü Çin’in varlığını sürdürmesi ve ekonomisinin gelişmesi ABD’nin küresel bir aktör olarak kalmasını zorlaştırıyor.

Çin normalleşmek istiyor

Çin hızla normalleşmek istiyor. O, Uzak Doğu ülkeleri için virüs mücadelesi ve takip sistemi ile örnek oldu. Virüsle mücadelede katı bir otorite uyguladı ve tüm hakları aksıya aldı. Emir komuta sistemini devreye soktu. Şimdi hastalığı ülkeden tamamen söküp atmak istiyor. Böylelikle, Çin halkı, güvenlik güçleri ve memurları üzerinde tam bir hakimiyet sağladığını, tüm halkı yönlendirebileceğini, takip edip verileri kayıt altına alıp depolayabileceğini, ileri teknolojisi ile herkesin her adımından haberdar olduğunu, hızla organize olabildiğini, dünya virüs ve salgınlarla mücadeleyi yeni öğrenirken kendisinin bu konuda uzmanlaştığını, biyolojik ve siber savaşlara karşı deneyim kazandığını göstermiş olacak.

Çin Covid-19 salgını öncesi gönlere dönüyor. Karantina kaldırıldı. Bazı iş yerleri ve fabrikalar, hizmet ve ulaşım sektörleri çalışmaya başladı. Okulların da eğitime başlaması planlanıyor. Sokaklar ve toplu ulaşım araçları kalabalıklaşmaya başladı. Alışılmış günler gibi, yüzlerdeki maskeler hariç.

 

© ekvatorhaber.com Lütfen haber ve içerikleri kaynak belirterek kullanınız ve bağlantı linki veriniz.