Ekvator Haber

Avrupa’da yaşayan Taş Devri insanlarının genleri bulundu

Avrupalı deyince aklımıza ilk gelen beyaz, sarışın, renkli gözlü uzun boylu yakışıklı erkekler güzel kadınlar… 

Ancak durum aslında böyle değil. Danimarka’da bulunan 5700 yıllık bir zift parçasından elde edilen DNA’lar ile o dönem yaşamış bir kadının genetik kodunun tamamı çözüldü. Buna göre bambaşka bir Avrupalı tanımı ortaya çıkıyor.

Avrupa’da yaşayan Taş Devri insanlarının genleri bulundu
1.552
19 Aralık 2019 - 10:36

Danimarka’da bulunan 5700 yıllık bir zift parçasından elde edilen DNA’lar ile Avrupa’da yaşayan Taş Devri insanlarının genleri bulundu

Avrupa deyince herkesin aklına sarı saçlı, mavi yada yeşil gözlü beyaz insanların kıtası akla geliyor. Ancak bu yanlış bir varsayım. Çünkü Balkanlar, İtalya, İspanya ve Portekiz insanları bu tanımın dışındadır. Hatta Yunanlılar ve İtalyanlar ile Anadolu ve Rum halkları arasında yakın bir benzerlik vardır. Zaten onların ortak bir tarihi de var.

Avrupa’da yaşayan Taş Devri insanlarının genleri bulundu

Avrupalı deyince aklımıza ilk gelen beyaz, sarışın, renkli gözlü uzun boylu yakışıklı erkekler güzel kadınlar…

Ancak durum aslında böyle değil. Danimarka‘da bulunan 5700 yıllık bir zift parçasından elde edilen DNA‘lar ile o dönem yaşamış bir kadının genetik kodunun tamamı çözüldü. Buna göre bambaşka bir Avrupalı tanımı ortaya çıkıyor.

Araştırmacılar genomunu deşifre ettikleri ve “Lola” takma adı verdikleri  5700 yıl önce yaşamış kadının İslandinavya merkezinde yaşayanlara kıyasla Avrupa anakarasındaki avcı toplayıcılarla daha yakın akraba olduğunu keşfetti.

Kopenhag Üniversitesi’nden Dr Hannes Schroeder “Kemik dışındaki bir şeyden antik çağlarda yaşamış bir insanın genetik kodunun tamamını elde etmek inanılmaz” dedi

Elde edilen bulgulardan Lola’nın nasıl göründüğünü bulmaya çalışan araştırmacılar onun Avrupa’daki akrabaları gibi esmer bir tene, koyu kahverengi saçlara ve mavi gözlere sahip olduğunu belirtti.

Lola muhtemelen buzulların çekilmesi sonrası Batı Avrupa’dan yukarıya doğru gelen yerleşimcilerin soyundan geliyor.

DNA nereden geldi?

Lola’nın DNA’sı huş ağacının kabuklarının ısıtılmasıyla oluşan 5700 yaşındaki siyah bir zift parçasından elde edildi.

Bu ziftler o dönem taş eşyaları birbirine yapıştırmak için kullanılıyordu.

Oldukça iyi durumda bulunan 2 santimetre uzunluğundaki zift parçasının üzerindeki diş izleri maddenin çiğnendiğini gösterdi. Lola zifte şekil vermek, dişlerini temizlemek ya da diş ağrısını hafifletmek amacıyla “sakızı” çiğnemiş olabilir.

Huş ağacının kabuklarının ısıtılmasıyla oluşan zift araştırmacıların Lola’nın genomunu deşifre etmesini sağladı (Theis Jensen)

Danimarka’nın Baltık Denizi’ndeki Lolland adasında bulunan Syltholm arkeolojik alanından çıkarılan zift parçasında fındık ve yaban ördeği kalıntıları izine derastlandı. Lola’nın öğünlerinden geldiği sanılan DNA kalıntıları o dönem yaşayanların besin tüketimi konusunda veriler sağlıyor.

Ayrıca sakızda hapsolmuş mikropların da DNA’ları da elde dildi. Bilim insanları ağızda doğal olarak bulunan ancak hastalığa yol açmayan bakteri ve virüslerin yanı sıra öpücük hastalığı ve zatürreye yol açan patojen mikroplara rastladı.

Genom araştırması kadının yaşı konusunda veri sunmadı ancak ziftlerin o dönem genellikle çiğnemeleri için çocuklara verildiği sanıldığından Lola’nın da genç olduğu varsayıldı.

Bilim insanları son keşfin hem kemik ve diş dışındaki maddelerden DNA elde edilmesi hem de hastalığa neden olan mikropların zaman içinde geçirdiği değişimler açısından önemli olduğunun altını çizdi.

Independent Türkçe – Keremcan Karabatak

© ekvatorhaber.com