Gündem

Aşiret Devlet Suriye’den Modern Suriye’ye Geçiş-8

Savaşın rengi Mısır lideri Enver Sedat’ın İhanetiyle başladı. Mısır cephesi savaşın üçüncü gününde ilan edilmemiş bir ateşkes durumu yaşıyordu; Ekim ayının 9 ile 22’si arasında İsrail’i kurtarmak için batının yığdığı silah ve mühimmatın hepsi Suriye cephesine yığılıyor bazen de Suriye ordusunun savunma hatlarının arkasına indiriliyordu.

Suriye cephesi baskı altındaydı savaşa destek veren Arap ülkeleri: Irak, Kuveyt, Ürdün, Fas, Cezayir, Libya, Tunus ve Sudan’dı.

Mısır cephesine destek verenler Mısır’ın ilerlemeyi durdurmasıyla durmuştu. Suriye cephesine destek veren Irak, Kuveyt, Fas ve küçük bir birlikle Ürdün ile savaşın son günlerinde Suriye cephesine 20 bin kişilik bir orduyla destek veren Suudi Arabistan, batı öncülüğünde Şam’ı işgal edip Hafız Al Assad yönetimini düşürmek isteyen İsrail ordularını durdurmuş güç dengelerini Suriye’nin lehine tutmuştu.

Tarih 19 Ekim 1973 Amerikan başkanı Nixson kongreye; İsrail’in bizi kurtarın çağrısına cevaben İsrail’e 2.2 milyar dolar yardım paketi sundu. Bu durum 1967 savaşında İsrail’in işgal ettiği Arap topraklarından çekilmesi ve Filistin sorununa çözüm üretmek için petrolü bir silah olarak kullanmak isteyen Arap ülkelerinin onuruna basmaktı ve 1969’dan beri uyguladıkları İsrail’i destekleyen ülkelerle petrol ticaretini sınırlama çalışmasını ambargoya dönüşmesini tetikleyen bir durum yarattı.

Olaya binaen Suudi Arabistan kıralı
Faysal bin Abdülaziz çıkacak ve benim atalarım deve sırtında taşınır kıl çadırlarda yaşardı bizim petrole ihtiyacımız yok. Başkan Nixson’un Amerikan kongresine sunduğu yardım programından itibaren İsrail’e yardım eden ülkelere ambargo uyguluyor, petrol satışını durduruyoruz açıklamasında bulunmuş İsrail’e yardım yaptığı kabul edilen Amerika İngiltere ve diğer İsrail destekçisi ülkelere gitmekte olan petrol yüklü tankerleri geri çağıracaktır. (Petrol ambargosu 13-17 Mart 1974’deki OPEC toplantısına kadar devam edecek, ambargoda en etkili kişi olan Suudi Arabistan kralı Faysal 25 Mart 1975 tarihinde Kuveyt petrol bakanıyla görüşmesi esnasında emperyalizmin kiraladığı ve yeğeni olan Suudi prens Faysal bin Musait tarafından öldürülecekti.

Petrol ambargosunun gölgesi altında birleşmiş milletler güvenlik konseyi 22 Ekim’de oy birliğiyle 338 Nolu kararı aldı.
338 Nolu Karar: savaşan tarafları acil olarak ateşkese davet ediyor ve bölge sorunlarının görüşmeler yoluyla giderilmesini istiyordu.

Savaşan taraflara azami 12 saat zarfında bulundukları cephelerde ateşkesi emrediyor ve ateşkesten sonra taraflara 1948/181 sayılı karar ile 1967 savaşından sonra İsrail’in işgal ettiği Arap topraklarından çekilmesi emreden 242 nolu kararın ugulamaya başlamalarını emrediyordu.

(Mısır ve Ürdün 242/ 1967 sayılı kararı kabul etti ve İsrail’in 1967 savaşında işgal ettiği bütün topraklardan çekilmesini de müzakerelere bir ön koşul olarak şart koştular. İsrail de Güvenlik Konseyi’nin Kararını kabul ederek geri çekilme ve mülteciler meselesinin ancak Arap Devletleri ile doğrudan görüşmelerle ve kapsamlı bir barış anlaşmasının neticesinde çözülebileceğini vurguladı. Suriye ise İsrail’in çekilmesinin Arap ülkelerinden beklenen ödünlere bağladığını iddia ederek kararı kabul etmemişti.)

Karar; savaşan taraflara ateşkesten hemen sonra bölgede kalıcı bir barışın tesisi için görüşmelere davet ediyordu.

Suriyenin 242 nolu karara gösterdiği tepki doğru çıkmıştı; BM güvenlik konseyi bölge barışı için karar alır, kararların uygulamalarını Araplardan ister ama İsrail alınan kararların dışında kalır.

Devam edecek…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir