erkinses reklam
erkinses reklam

Ekvator Haber

Aşiret Devlet Suriye’den Modern Suriye’ye Geçiş-54

Aşiret Devlet Suriye’den Modern Suriye’ye Geçiş-54
Tülin Acır( alone_1975@windowslive.com )
Bağımsız gazeteci, doğa ve barış aktivisti Tülin Acır, Ekvator Haber ve diğer basın-yayın kuruluşlarında haber editör olarak görev almanın yanı sıra köşe yazarlığı da yapmaktadır.
78
04 Haziran 2018 - 21:09

Suriye ve meşruiyeti savunan güçler General Avn’dan yetkilerini meşruiyete teslim etmesini istiyordu ama Avn’ın inadı ağır bastı ve kendisi hariç herkese savaş açma kararı alacak Lübnanlıları Suriye’ye karşı savaşa davet edecekti.

Lübnan yangınını Suriye’ye sıçratmak isteyenler Avn’dan yanaydı çünkü Avn Hristiyan’dı ve Suriye’nin Hristiyanlara müdahalesi, emperyalist Batı’nın askeri müdahalesine neden olabilirdi, Lübnan iç savaşının asli görevi ise işgal edilmiş topraklarda Filistinlilerin sürdürdüğü İntifada direnişini dünya gündeminden düşürmekti artık İntifada yoktu sadece Fransa ve Batının göz bebeği Marunî’ler vardı.

Beyrut’ta olaylar gittikçe tırmanıyordu; 1982 de İsrail’in işgalini savaşsız yaşayan Beyrut’un doğusu savaş alanına dönüşmüş, batı yakasının kuşatma döneminde yaşadığı savaşa yakın bir savaş durumu yaşıyordu ve şeytan işi büyütmek istiyordu.
Tarih 16 Mayıs 1989: Beyrut’un Batı yakasında yüksek bir patlama sesi duyulacaktı ve birden Lübnan Sünni Taifesinin müftüsü şeyh Hasan Halit’in öldürüldüğü haberi yayılacaktı.

Şeyh Hasan Halit Kimdir?

Şeyh Hasan Halit; Lübnan Sünni Taifesinin Siyasi ve dini kanadının ortak ittifakıyla 21 Aralık 1966’da Lübnan müftüsü tayin edildi.
1975’te başlayan iç savaşta, açıkça Lübnan’ın din ekseninde bölünmüş kantonlara ayrılmasını ret etmişti.
Silahlı guruplar arasında çıkan çatışmaların kaynağına bakmaksızın hepsine karşı durmuştu.

Hayatını Lübnan’ın birliği için adadı; 1982 ‘de İsrail’in Lübnan’ı işgali ve Beyrut’u kuşatmasına açıkça tavır alan nadir din adamlarından biriydi.
1983’te 17 Mayıs anlaşması diye anılan ve Cumhurbaşkanı Emin Al Cemayel’in barış anlaşması adı altında Lübnan’ı İsrail’e peşkeş çekmesine, çok sert bir şekilde karşı durmuştu.

1983 Ramazan bayramı namazına; Lübnan’ın bütün dini liderlerini davet ederek stadyumda kıldırmıştı ve Hristiyanlar dâhil herkesin herkesle savaştığı, Suriye ordusunun da savaşa müdahil olduğu bir zamanda böyle önemli bir şahsiyete suikast düzenleniyordu.

Lübnan’da iç savaşı körüklemekten başka hiçbir işe yaramayan böyle bir suikastın faili hiçbir zaman bulunmayacaktı. Suikastın kime hizmet ettiği ise belliydi; o da suikastın, Filistinli çocukların İntifadasını orantısız güçle bastırmak isteyen İsrail’in çocuklara karşı sergilediği vahşetin dünya kamuoyunun gündeminden düşürmüş olmasıydı ama gelenektir, hiç bir zaman bir biriyle barışık olmayan İslam ülkeleri, birbirini suçlayacak, İsrail’i aklayacaktı.

Lübnan ağırlıklı bölgesel olaylar üzerine Arap Birliği; 23 Mayıs’ta Fas’ta olağan üstü toplanmıştı. Birlik; işgal edilmiş topraklarda yaşanan İntifadayı destekleyecek, Lübnan iç savaşına son verecek kararlar alacağı yerde, Camp David’te İsrail ile barış anlaşması imzaladığı için 1979’da Arap Birliği üyeliğinden atılan Mısır’ı, Arap birliğine geri alacak, İntifadaya karşı İsrail’i desteklediği gösterecekti.
Beyrut’ta durum: 1975-1989 arasındaki tarih diliminde Müslümanların kendi aralarında savaşsız günü geçmemişti ama Hristiyanlar Emin Al Cemayel’in cumhurbaşkanı yetkileri ile cumhurbaşkanlığı sarayı Kasır B’abda’yi General Mişel Avn’a teslim etmesi; Hıristiyanlarıda bir birine düşürmüş, onlar da birbirine karşı ağır silah kullanır hale getirmişti. Savaş bu her zaman her yerde olduğu gibi; korkaklar ve zenginler kaçar, savaş kararı alanlar yer altı villalarından savaş emirlerini yağdırır, yoksullar savaşırdı. Taraflar paylaşıma rıza gösterilip savaş durduğunda; korkaklar ve zenginler gelir ölen yoksulların anısına hamasi nutuklar atar devletin yönetimini devir alırlardı. Onun için savaş sahasında iki taraftan da ölenin bir önemi olmazdı, hatta bazen nüfuz planlaması adına gerekli görülürdü.

İsrail’e karşı durum ise: Lübnan ulusal direniş cephesi ile Hizbullah’ın İsrail’e karşı savaşında; İç savaşa bağlı olarak hissedilir bir gerileme vardı. Yılın ilk eylemi ulusal direniş cephesinden gelmişti.

Devam edecek

© ekvatorhaber.com Lütfen haber ve içerikleri kaynak belirterek kullanınız ve bağlantı linki veriniz.