Ekvator Haber

Alevi inancında velayet iman şirk ve kurtuluş

Alevi inancında velayet kavramı büyük bir önem taşır ve Aleviler için iman etmenin şartlarındandır. Alevi inancında velayet iman şirk ve kurtuluş anlamına gelmektedir. Bu yazımızda Vahdet Haftasında bugünün Hüseyin’ini arayacağız.

Alevi inancında velayet iman şirk ve kurtuluş
25
09 Kasım 2019 - 15:59

Alevi inancında velayet kavramı büyük bir önem taşır ve Aleviler için iman etmenin şartlarındandır. Alevi inancında velayet iman şirk ve kurtuluş anlamına gelmektedir. Bu yazımızda Vahdet Haftasında bugünün Hüseyin’ini arayacağız.

İsmail Baki

Sevgili Canlar, evvel ki peygamberlere iman eden ama Muhammed Mustafa yeryüzüne gelip risaletini ilan ettiğinde onu kabul etmeyenin evvel ki peygambere imanı kabul olmadığı tüm inananların bildiği bir gerçektir. Dilerseniz bu konu hakkında bir misali imam Caferi Sadık’tan (a.s) anlatayım.

Mûsâ’ya kitabı verdik ve “Benden başkasına güvenip dayanmayın” diyerek o kitabı İsrâiloğulları’na bir hidayet rehberi kıldık

İmam Caferi Sadık buyurdu ki ” Musa (a.s) döneminde adamın biri Musa’dan evvelki peygamberlere iman etmişti. Ancak Musa’ya özel kini vardı. Onun peygamberliğini inkar ediyordu. Musa Allah’a yalvardı. Rabbim bu adam gece gündüz sana ibadet etmekte, lütfen beni kabul etmese de sen onun duasını kabul et. Allah ona cevaben dedi ki: ‘Ey Musa asla kabul etmem. Çünkü sen benim bugünkü hüccetimsin. Seni kabul etmeyeni bende kabul etmiyorum.” Mûsâ’ya Kitab’ı (Tevrat’ı) verdik ve onu, “Benden başkasını vekil edinmeyin” diyerek, İsrailoğullarına bir rehber yaptık.” (İsra Suresi 2. ayet-i Kerime)

Kıyamet günü insanları önderleri ile birlikte çağıracağız

Canlar, günün peygamberini tanımayanı demek ki Allah’ta kabul etmiyor. İsra suresi 71. Ayet-i Kerime’de Ulu Allah buyuruyor ki: ‘Kıyamet günü bütün insanları önderleriyle çağıracağız. O gün, kimin amel defteri sağ eline verilirse, işte onlar kitaplarını okuyacaklar ve en küçük bir haksızlığa uğratılmayacaklar.’

Kurtuluş gemisi Ehlibeyt Alevilikte velayet inancı vahdet haftası Aleviler İsmail Baki İmam Hüseyin

Allah’ın herkesi kendi önderi imamı ile çağırması şu sebepledir. ‘Acaba kul Allah’ın emrettiği hakkın delili hücceti olana mı yoksa keyfine göre birini mi kendine önder kabul ederek dini yaşayacak.’

Bir Kutsi hadisi dikkatlerinize sunayım.

Alevi inancında velayet iman şirk ve kurtuluş

Hadis şöyledir;

Allah, Âdem (a.s)’a vahyetti; “Ali’nin hakkını tanıyan temizlenir ve pak olur. Ve kim onun hakkını inkâr ederse lanetlenir ve hüsrana uğrar. İzzet ve celalime yemin ettim ki, ona itaat edeni günahkâr da olsa cennete sokacağım. Yine izzetime yemin ettim ki, ona karşı geleni ibadet ehli de olsa ateşe atacağım.”

Bu hadislerin kaynağı: Her iki kitap da Ehli Sünnet kaynaklarındandır. 1. Kifayet’ut talip s. 251 2. El Hakim Fil Müstedrek C 3 sayfa 141

Şimdi bu hadisi açıklayalım…

Aşk-İlim-Hak-Adalet

Allah kâinatı ilmiyle yarattı. Fakat bu ilmin yakıtı ve ilmi kullanmaya zaruri kılan etken onun aşkıydı. Aşkı ile kâinatı, ilmiyle halk ettikten sonra, bu âlemlerin merkezine öyle bir şey koymalıydı ki; Her şey yerli yerin de olsun. İşte bu esnada Allah’ın Hakk esması türedi. Hakk ve Hakkaniyeti tüm âleme dağıttı. Bu hakkaniyete ise bir esas ve kaide getirmeliydi. Bu esas ise Allah’ın bir başka esması olan “ADL” yani “ADALET” esmasıdır. Özetlemek gerekirse. Aşk-İlim-Hak-Adalet zinciridir. Adalet öyle bir zarurettir ki; İki hırsız dahi soygun yaptıktan sonra, çalınan paranın adilce pay edilmesini ister. Böyle olmadı mı hır çıkarır itiraz eder. İşte adalet bu kadar gerekli ve fıtrat ile alakalı bir olgudur.

Şimdi gelelim Velayet meselesine… En başa dönecek olursak Hz Âdem’e secde etmeyen İblis, Allah’ın huzurundan kovulmuştur. Neden böyle oldu Peki? Gel birlikte cevaplayalım.

Tevhit gibi görünen Şirk

İblis dedi ki: “Ben senden başkasına secde etmem” Bak ne kadar hoş bir cümle gibi duruyor değil mi? Allah’tan başka kimseye secde etmem sözü. Ama aynısını Vahabiler de söylüyor hatırla. Yani bu şu demek, Allah diyor ki: “Âdem’e secde et. Ben öyle istiyorum” İblis’te diyor ki: “Beni ilgilendirmez. Sen öyle istesen de, Ben sadece sana secde ederim. İster beğen ister beğenme.” Yani bu şu demek oluyor. “Allah’ım ben sana, senin istediğin gibi değil, kendi istediğim gibi ibadet ederim.” İşte bu Şeytani Tevhittir. Yani bu Tevhit gibi gözükür ancak Şirk’in en büyüğüdür.

Adem peygamber Ehlibeyt’in adını zikrederek tevbe etti

Selman’i Farisi (a.s)’ın buyurduğu gibi “İbliste âlimdi, ancak onda ihlâs yoktu.” Âdem Dünya’ya sürgün edildiğin de 300 yıl dua etti ve sonunda Kuran buyurur ki: Ona bir takım isimler öğrettik ve o isimler hatırına biz onun tövbesini kabul ettik.” O isimler Muhammed, Ali Fatıma, Hasan ve Hüseyindir. Bunun bir takım nakilleri var.

Adem peygamberi Ehlibeyt kurtardı

Örneğin Hacı Bayram Veli’nin öğrencileri tarafından yazıldığı söylenen “ENVAR-UL AŞIKİN” adlı Mutasavvuf kitabında dahi ilk bölümün de Âdem (a.s)’ın tövbesinin kabulü meselesini açıklarken bu 5 kişinin hürmetinin söz konusu olduğu aktarılır. O halde İblis Âdem’deki Ehlibeyt nurunu görmediği için dergâhtan kovuldu. O halde kişi Allah’a ibadet ederken, kendi keyfine göre değil de Allah’ın emrettiği gibi ibadet etmeliymiş. Demek ki Allah’a tövbe ederken dahi 300 yıl kabul olmayan tövbe, bu 5 isimle bir anda kabul olabiliyormuş.

İmam Ali’yi kabul etmeyen şeytanın yaptığı günaha girer

Alevi Yazar ve Alevi Derviş İsmail Baki
Alevi Yazar ve Alevi Derviş İsmail Baki

Demek ki Allah diyor ki: “Ey kullarım; Bana benim istediğim yolla gelin.” Allah Kuran’da buyurur ki; Ey iman edenler; Allah’tan sakının, ona yakınlaşmakta vesile arayın.” (Maide 35) O halde o vesilenin ne olduğu anlaşıldı. Sonuç olarak Allah’a ibadet etmek önemli değilmiş. Ona inanmakta değil. Esas olan Allah’a, Allah’ın istediği gibi inanmak, Allah’a onun istediği gibi ibadet etmek ve yönelmek önemliymiş. O halde şu söz şirk değil mi? “Allah’ım sen İmam Ali’yi İmam olarak atadın, Fakat ben onu kabul etmiyorum. Ebu Bekir’i İmam olarak kabul ediyorum.” İşte bu şirk’in ta kendisidir. Allah’a karşı İmam’ı ortak koşuyorsun. O halde Şirk sadece Allah’a değil, İmama da koşulur. Peygamber’e de koşulur.

Ehlisünnet Şeytani tevhit inancına sahip

Zaten Ehlisünnet’in yaptığı tam manasıyla Şeytani tevhittir. O halde, Onun istediği kişiyi değil de, bir başka birini İmam kabul edenin, inancını ve dolayısıyla ibadetlerini kabul etmemek Allah’ın da hakkıdır. Zira önce inanç sonra ibadet gelir. Kişinin inancı doğru olursa ibadeti noksan olsa da kurtulur. Fakat uyduğu İmam batıl olursa, ibadetleri de batıl olmaz mı? O zaman. Tekrarlarsak Allah Kuran’da bu sebeple ‘O gün herkes kendi İmamıyla çağırılacaktır.” (İsra 71) şeklinde buyurmuştur. Yine Allah elçisi buyurur ki: “Ya Ali; bir İnsan’ın bin yıllık ömrü olsa, gecelerini namazla, gündüzlerini oruçla geçirse, her yıl yürüyerek Hacca gidip gelse, Uhud dağı kadar altını olsa onları sadaka olarak dağıtsa, senin velayetini kabul etmediği sürece bunun hiçbir değeri yoktur.”

Gadir Hum hak ile batılı birbirinden ayırır

Allah bu konuda hakkı batıla batırmaz ve adalet terazisini öyle düzenler. Çünkü her zaman Allahın dininin yanında uydurulmuş dinde yine aynı isimle meydanda faaliyet göstermektedir. Yani Gadiri Hum’da Allah’ın emri ile emredilene mi yoksa kendi keyfince mi veli edinecek, işte şefaat burada gizli. Ey Allah’tan şefaat bekleyen insan hakkı batıla batırma. Hakkın emrini dinle hakkın rızasını takip et.

Bakın Hak rızasını Şura Suresi 23. ayette ne olduğunu bildiriyor. “Ey resulüm ümmetine söyle indirdiğim din nimetine karşılık bir ücret talep etmiyorum. Sadece Ehlibeyt’ime muhabbet sevgi duymanız. ” O zaman Allah’a tabi ol bu kadar net rızasının neyde olduğunu söylemişken.

İmam Ali İslam’ın düşmanları savaştı

Peki, Muhammed Mustafa’ya iman etmiş olanlar Gadiri Hum’da ki, hakkın beyanına rağmen imam Ali’ye Cemel de Sıffında, Nehrevan da ümmet olarak savaş açtıklarında sizce ne oldu imanlarına? İmam Caferi Sadık hepsinin iman yolunda imamlarına açtıkları savaştan dolayı ahretlerini kaybettiklerini söylüyor. Resulullah buyurdu: ‘Ey Ali ben dinin indirilmesi için savaştım. Sende korunması için savaşacaksın.’ Seninle Nakısın, Haricin, Marikinler savaşacaklar.

Ehlibeyt’e bağlı olmayanlar eksik bir dine inanırlar

Resulullah’dan sonra yalnız kalan Şahı Merdan imam Ali, sonrasında devlet kurduğunda bir çok taraftarı vardı. İmam Ali ye bağlı idiler ama imam Hasanı ve imam Hüseyni yalnız bıraktılar. Neden? Çünkü günün imamına bağlılığın önemini bilmedikleri için.. Onlara bağlılıkları ve sevgi duymaları imam Ali’nin evlatları oldukları içindi. Oysa imam Hüseyin’e bağlılıklarını imamet noktasında dinlerinde bir numaralı şart olduğunu bilselerdi bu kadar yalnız kalmazlardı.

İmamın birinci şartı İmam Mehdi’yi anlamaktır

O gün imam Hüseyin’i Kufe’den çağıranlar ve yalnız bırakanlar gibi olmamak için. Bugünün Hüseyin’i olan imam Mehdi Sahibi Zamanı tam anlamı ile tanımak anlamak imanın birinci şartıdır. Aksi takdirde Ya Mehdi acil gel diye çağırırız sonra gelince deriz ki: Ama gelirsem çocuklarım aç kalır. Annem beni özler ve mazeretlerle yalnız bırakıp ahiretimizi yitirmekle yüz yüze geliriz.

İmam Mehdi Kerbala’nın intikamını alacak

O yüzden bugünün Hüseyin’i geldiğinde, nuru tamamlayacak olan Kerbela’nın intikamını zalimlerden alacak olan İmam Mehdi Sahibi Zamanı iyi tanımalı ve ona öyle bir hazırlık yapmalıyız ki Hakkın emri rızasını yerine getirelim ve kurtuluş ehli olalım..

Derviş İsmail Baki

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Ekvator Haber’in editöryel politikasını yansıtmamaktadır

# TAKIMLAR O AV P
# TAKIMLAR O AV P
# TAKIMLAR O AV P
# TAKIMLAR O AV P
# TAKIMLAR O AV P
# TAKIMLAR O AV P
# TAKIMLAR O AV P
# TAKIMLAR O AV P

© Copyright ekvatorhaber.com 2015