Ekvator Haber

ABD öncülüğündeki koalisyon Irak ve Suriye’de 1114 sivili katletti

ABD öncülüğündeki koalisyon Irak ve Suriye’de 1114 sivili katletti
10
28 Eylül 2018 - 14:44

ABD öncülüğündeki koalisyon Irak ve Suriye’de 1114 sivili katletti

IŞİD’e karşı koalisyon cephesinde hangi ülke hangi görevde?

IŞİD’le mücadele amacıyla kurulan Birleşik Ortak Görev Gücü-Doğal Kararlılık Harekâtı (CJTF-OIR), ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun Irak ve Suriye’deki bombardımanlarında 1114 sivilin öldüğünü doğruladı.

Birleşik Ortak Görev Gücü-Doğal Kararlılık Harekâtı aylık sivil zayiat raporunu açıkladı.

Beyaz Saray önünde ABD'nin Suriye'yi bombalamasını protesto eden eylemciler

‘KAZARA 1114 SİVİL ÖLDÜRÜLDÜ, 310 DOSYA HALA AÇIK’

Açıklamada “Elde edilen bilgiler doğrultusunda, CJTF-OIR, Doğal Kararlılık Harekatı’nın başlangıcından bu yana koalisyon saldırılarında kazara 1114 sivilin öldürüldüğünü hesapladı. Toplamda 310 olayın dosyası ise hala açık” dendi.

Doğal Kararlılık Harekatı Ağustos 2014’te başlamıştı. Raporda o tarihten bu yana koalisyonun Irak ve Suriye’de 30.008 saldırı düzenlediği de açıklandı.

ABD’li yetkililerin güvenilir bulduğu 8 ayrı raporun değerlendirilmesi sonucu koalisyonun saldırıları nedeniyle Ağustos 2018’de en az 53 sivilin öldürüldüğü rapordaki bilgiler arasında.

70’ten fazla üyesi bulunan ABD öncülüğündeki koalisyon Irak ve Suriye’de IŞİD’e karşı askeri operasyonlar yapıyor. Ancak koalisyonun Irak’taki saldırıları Irak hükümeti ile koordinasyon halinde yürütülürken, Suriye’deki saldırıları Devlet Başkanı Beşar Esad ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) onayı olmadan yapılıyor.

IŞİD’e karşı koalisyon cephesinde hangi ülke hangi görevde?

– Fransa 

ABD’ye askeri operasyonlarda ilk destek veren ülkelerden Fransa, ilk  hava saldırısına 19 Eylül’de katıldı.

IŞİD’e karşı savaşan Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’ne (IKBY) askeri  malzeme desteği gönderen Fransa ayrıca Irak’ın kuzeyindeki Erbil şehrine 70  tonluk insani yardım malzemesi yolladı. Paris’ten Iraklı Kürtlere makineli tüfek,  otomatik silah, hafif top sevkiyatı yapıldı ve bu silahların kullanımının  gösterilmesi için Fransız özel birlikleri Erbil’de peşmerge güçlerini eğitti.

Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ın aldığı kararla bölgeye üç  ilave Rafale tipi savaş uçağı ile Basra Körfezi’ne bir uçaksavar donanımlı  firkateyn gönderildi. Böylece bölgede görev yapacak Rafale tipi savaş uçağı  sayısı dokuza çıktı. Fransa ayrıca bölgedeki askeri operasyonlara bir keşif uçağı  ve bir yakıt ikmal uçağıyla destek verecek.
– İngiltere 
İngiltere ise IŞİD’e yönelik hava operasyonunun sadece Irak ayağında  yer alıyor.

İngiliz Parlamentosu’nun geçen hafta, ABD’nin öncülüğünde Irak’ta  IŞİD’e yönelik hava operasyonuna Birleşik Krallık’ın katılmasına ilişkin önergeyi  kabul etmesinin ardından, Kraliyet Hava Kuvvetleri’ne ait Tornado jetlerinin  Irak’ın daha çok kuzeybatısını hedef alması ve peşmerge güçlerine destek vermesi  dikkati çekiyor. İngiltere, operasyon için altı Tornado jetinin bulunduğu Güney  Kıbrıs Rum kesimindeki askeri üssünü kullanıyor.

Irak hükümetinin resmi talebi üzerine hava operasyonuna katılma kararı  alan İngiltere, operasyondan önce ise Kürt güçlerine askeri mühimmat sağlıyordu.  İngiltere bunun Kürt güçlerinin, IŞİD’i püskürtmesine ve sivillerin korunmasına  yardımcı olacağını bildirmişti.

Anadolu Ajansı’nın, İngiltere Savunma Bakanlığı yetkililerinden aldığı  bilgiye göre, İngiltere Kürt güçlerine askeri eğitim vermiyor. Ancak bu yönde  talep gelmesi halinde askeri eğitim desteğinin söz konusu olabileceği belirtildi.

Bu arada, IŞİD’in elinde sayısı tam olarak açıklanmayan İngiliz  rehineler bulunuyor. IŞİD, Fransız bir yardım kuruluşu için çalışan, iki çocuk  babası 44 yaşındaki İngiliz rehine David Haines’in infaz görüntülerini  yayınlamış, aynı görüntülerdeki ikinci kişinin örgütün hala elinde tuttuğu 47  yaşındaki İngiliz yardım görevlisi Alan Henning olduğu ortaya çıkmıştı.

Öte yandan, Birleşik Krallık’tan yaklaşık 500 kişinin Suriye’de ve  Irak’ta IŞİD saflarında savaşmaya gittiği tahmin ediliyor. İngiltere Başbakanı  David Cameron dün yaptığı konuşmada, Irak’ta ve Suriye’de IŞİD için savaşmaya  giden vatandaşlarına seslenerek “Sizler, Birleşik Krallık’ın düşmanlarısınız”  ifadesini kullanmıştı.

İngiltere’nin, ağustos ayında Sincar Dağı’nda binlerce Yezidinin  mahsur kalmasından bu yana Irak’a yaptığı insani yardımlar da 23 milyon sterline  ulaştı. Yardımlar temiz su, gıda, çadır ve temel tıbbi ekipmandan oluşuyor.

İngiltere’nin, ABD’nin öncülüğünde yürütülen hava operasyonuna  desteği, Esed rejimi tanınmadığı ve Suriye’den resmi talep gelmediği için  Suriye’yi şimdilik kapsamıyor.

Birleşik Krallık, Suriye’deki hava operasyonuna katılmayacağını  açıklasa da Başbakan Cameron bunun önünde yasal bir engel olmadığını söyledi.  Ancak muhalefetteki İşçi Partisi lideri Ed Miliband, Suriye’deki hava  operasyonuna katılım için Birleşmiş Milletlerkararına ihtiyaç olduğunu savundu  ve bu yöndeki bir önergeye destek vermeyeceğini ifade etti.
– Avustralya 
Avustralya, IŞİD’e karşı yapılacak uluslararası askeri harekata  katkıda bulunmak üzere 600 kişilik askeri personeli Birleşik Arap Emirlikleri’ne  (BAE) yolladı.

BAE’de bulunan Avustralya askeri gücünde, sekiz Süper Hornet Savaş  uçağı, bir erken uyarı uçağı, bir havada yakıt ikmal uçağı yer alıyor.

Avustralya’da iktidardaki Liberal Parti-Ulusal Parti koalisyonunun  IŞİD’e karşı aldığı askeri müdahale kararına, ana muhalefette bulunan Avustralya  İşçi Partisi (ALP) ulusal güvenlik konularında iktidarla hemfikir olduğunu  belirterek destek veriyor.

Başbakan Tony Abbott ve Dışişleri Bakanı Julie Bishop, Avustralya  askerlerinin kara harekatına katılması yönünde herhangi bir kararları olmadığını  sık sık tekrarlıyor. Abbott, Avustralya Parlamentosunda yaptığı açıklamada,  Avustralya’nın yakıt ikmal ve gözetleme uçaklarının 1 Ekim’den itibaren IŞİD  militanlarıyla mücadele eden koalisyon güçlerine destek amaçlı uçuşlara  başlayacağını fakat Avustralya savaş uçaklarının müdahalede bulunmaları için  herhangi bir kararın verilmediğini söyledi.

Avustralya, IŞİD’e karşı yapılacak askeri operasyona destek vereceğini  açıklamasının ardından, ülke genelinde terör tehdit seviyesini orta dereceden  yüksek dereceye çekti. Terör tehdit seviyesinin yükseltilmesiyle Avustralya’nın  Sydney ve Brisbane kentlerinde 800 polisin katılımıyla düzenlenen ülke tarihinin  en büyük terör operasyonlarında bir kişi tutuklandı, 15 kişi gözaltına alındı.  Melbourne kentindeki operasyonlarda da bir kişi terör örgütlerine mali destek  verdiği gerekçesiyle tutuklandı.

Avustralya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamalara göre, terör  örgütleri ile bağlantıları bulunduğu gerekçesiyle 50 kişinin Avustralya  pasaportları iptal edildi. Ayrıca Ortadoğu’da terör örgütleri saflarında yaklaşık  60 Avustralya vatandaşının aktif olarak savaştığı belirtildi.
– Belçika 

Belçika, IŞİD’e karşı koalisyona altı F-16 savaş uçağını ve 120 asker  göndererek katkı yaptı. Ürdün’ün başkenti Amman’a yaklaşık 100 kilometre uzaktaki  Muvaffak Salti Hava Üssü’nde konuşlandırılan uçak ve askerler IŞİD’e yönelik hava  operasyonunun sadece Irak bölümüne katılıyor.

Parlamentonun 26 Eylül’de tezkereyi onaylamasının hemen ardından  Ürdün’e ulaşan Belçika F-16’ları Irak’ta ilk keşif uçuşuna dün katıldılar fakat  henüz silah kullanmadılar.

Başlangıçta 1 ay olarak öngörülen Belçika F-16’larının görev süresi  bölgedeki gelişmelere göre uzatılabilecek. Belçika bu aşamada muhtemel bir kara  operasyonuna ya da Suriye’de hava saldırılarına katılmayı düşünmüyor.
– Danimarka 

Danimarka hükümeti IŞİD’e karşı koalisyona uçak ve askeri eğitim  verecek personelle destek sağlıyor. Hükümet ayrıca Irak’ta yerlerinden edilenler  için insani destek sağlarken Irak’ın kuzeyinde batılı ülkelerle bir kampın  kurulmasına fiili olarak katılıyor.

Danimarka hükümeti 2 Ekim’de koalisyona dört F-16 gönderdi ve üç savaş  uçağını da yedekte tutma kararı aldı. Danimarka, önemli kısmı askeri eğitim  verecek personelden oluşan 140 personeli de bölgeye göndermeyi kararlaştırdı.

Uçakların sadece Irak’ta kullanılacağı yönündeki ilk açıklamalara  rağmen bazı yetkililer daha sonra Suriye’de de kullanılabileceğini, bu konunun  henüz net olmadığını ifade etti. Dışişleri Bakanı Martin Lidegaard, uçakların  gönderilmesi nedeniyle ilgili açıklamasında, “Bu sadece askeri değil, askeri,  politik, insani tüm unsurları kullanacağımız geniş bir mücadelenin parçasıdır”  dedi.

– Norveç 

Norveç hükümeti ABD öncülüğündeki koalisyona destek amacıyla ana  karargahta görev yapmak üzere beş kurmay subay göndereceğini açıklamıştı. Bu  askerler IŞİD’e karşı düzenlenecek operasyonların, kurgulama, eğitme, takip etme  aşamasında görev alacaklar.

Norveç Başbakanı Erna Solberg, hükümetin koalisyona katılacağını  duyurduğu gün açıklama yaparak, IŞİD’e karşı savaşmadıklarını sadece yardım  isteyen Irak’ın yanında olduklarını söyledi.

Norveç’in özellikle IŞİD’e karşı gerçekleştirilen bombardımanlara  savaş uçağı gönderip göndermediği ise tartışma konusu. Bu konuda Savunma Bakanı  Ine Eriksen Söreide ve Dışişleri Bakanı Börge Brende’ye yönlendirilen soruların  tamamı cevapsız kalırken iki bakan, büyük çapta bir mücadele içinde olduklarını  söylemekle yetindiler. Öte yandan Norveç, bazı yardım kuruluşları tarafından ve  daha çok eğitim için kullanılmak üzere şimdiye kadar Irak ve Suriye için 31  milyon dolar harcadı.
– Kanada 

IŞİD’e karşı operasyona katkıda bulunan Kanada’nın yaklaşık 70 özel  operasyon askerini Kürt peşmergeleri eğitmesi için bölgeye gönderdiği bildirildi.

Kanada ayrıca CF-18 savaş uçaklarını ABD öncülüğündeki koalisyonda yer  alması için göndermeyi planlıyor.
– Almanya 
Terör örgütü IŞİD’e yönelik askeri operasyona fiili olarak katılmayan  Almanya ise IŞİD’e karşı kullanılması amacıyla hem IKBY’ye silah ve mühimmat  desteği veriyor, hem de mültecilere insani yardım malzemesi gönderiyor.

Alman hükümetinin, 31 Ağustos’ta IKBY’ye silah yardımında bulunma  kararı almasının ardından 25 Eylül’de Leipzig Havalimanı’nda son kontrolleri  yapılan silah ve mühimmatların ilk bölümü, önce Bağdat’a ardından Erbil’e  götürüldü.

Bir hafta süren sevkiyatın ilk bölümünde IKBY’ye 4 bin G3 piyade  tüfeği, 4 bin p1 tipi tabanca, 20 milan tanksavar, 120 bazuka, 20 MG3 makineli  tüfek, 50 sinyal tabanca, 5 bin el bombasının yanı sıra 15 seyyar mutfak, 75  çadır, 170 kişisel sıhhi yardım malzemesi ve araçlar gönderildi.

IKBY’ye planlanan üç sevkiyat bölümü sonunda ise toplam 8 biner adet  G3 ve G36 piyade tüfeği ile p1 tipi tabanca, 40 MG3 makineli tüfek, 30 milan  tanksavar, 240 bazuka, 100 sinyal tabanca, 10 bin el bombası, 25 seyyar mutfak,  125 çadır, bin 500 dürbün, 4 bin koruma gözlüğü, 270 kişisel sıhhi malzeme  yardımında bulunulacak.

Almanya, eylül başında yaklaşık 9 bin 500 parçadan oluşan koruyucu  yelek, kask, mayın arama detektörleri, gece görüş gözlüğü, telsiz ve metal  detektörlerini IKBY’e göndermişti.

Öte yandan, Almanya’ya gelen 30 peşmergeden 20’sinin milan tanksavar,  10’nun da gönderilecek teçhizat arasında yer alan seyyar mutfakla ilgili eğitim  aldığı belirtildi. Peşmerge güçlerine hafif silahlar konusunda eğitim vermek için  de altı Alman askerin bölgeye gönderildiği belirtildi.
Terör örgütü IŞİD’in saldırıları nedeniyle kaçarak komşu ülkelere  sığınanlara da yardım eden Almanya, son olarak Suriye, Irak ve komşu ülkelerde  bulunan mülteciler için 10 milyon avro yardımda bulunacağını açıkladı.

Bu yardımın 5 milyon avrosunun Türkiye, Suriye ve Ürdün’deki  mültecilere gıda yardımı olarak, 3 milyon avronun da Suriye krizinden etkilenen  ülkeler için BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne verileceği belirtildi. Kalan 2  milyon avronun da Kobanili mültecilere yardım yapan kuruluşlara dağıtılacağı  öğrenildi.

Ayrıca Berlin’de insani felaketler konusunda 28 Ekim’de, 40  uluslararası partnerin katılımıyla bir konferans düzenlenecek.

– Koalisyona destek veren Arap ülkeleri 
ABD, geçen hafta Suriye’de IŞİD mevzilerini havadan vurduğunu  açıkladığında, operasyona destek veren Arap ülkeleri Suudi Arabistan, Birleşik  Arap Emirlikleri,Bahreyn, Katar ve Ürdün olarak sıralandı.

Ürdün, koalisyondaki Arap ülkelerinden Körfez İşbirliği Konseyi (KİK)  içinde yer almayan tek ülke. Ürdün Kralı Abdullah, Suriye’de ayaklanmaların baş  göstermesiyle Beşşar Esed’in devrilmesi gerektiğini söyleyen ilk liderlerden  biriydi.

Suriye, Irak, Suudi Arabistan ve İsrail ile sınır komşusu olan  Ürdün’ün ekonomik ve askeri yönleri sınırlı olmasına rağmen ülke jeopolitik  konumuyla koalisyon için stratejik önem taşıyor. Ürdün, artan mülteci krizi ve  bölgedeki istikrarsızlıkla ancak dışarıdan gelen yardımlarla mücadele edebiliyor  ve ABD’den en çok yardım alan ülkeler arasında.

Ürdün’ün ocakta Washington’dan aldığı 600 milyon dolarlık yardımın 340  milyon doları, “bölgedeki istikrarsızlığın olağandışı maliyetleri ve Irak  sınırındaki güvenlik gereksinimleri” açıklamasıyla verildi.

Diğer taraftan ABD Savunma Bakanlığı, zaman zaman çatışmaların  yaşandığı Ürdün-Suriye sınırını koruması için 200 askerini buraya konuşlandırdı.  ABD MerkeziHaberalma Teşkilatı’nın (CIA) da Batı yanlısı Suriyeli muhaliflerin  gizli eğitimi için Ürdün topraklarını kullandığı belirtilmişti. Ürdün, kayıtlı  600 bin Suriyeli sığınmacıya evsahipliği yaparken, bin 800 Ürdünlünün ise sınırın  diğer tarafına giderek IŞİD ve diğer aşırı grupların saflarında savaştığı ileri  sürülmüştü.

– Suudi Arabistan 
El Kaide’nin Suudi Arabistan topraklarında gerçekleştirdiği  saldırılarla son on yılda güvenlik sorunu yaşayan ve yaklaşık 57 milyar dolar ile  dünyada dördüncü en büyük savunma bütçesine sahip olan ülke, IŞİD’e karşı  mücadelede ön saflarda ağırlığını koymaya çalışıyor.

Suudi Arabistan’ı koalisyona iten nedenlerin arasında, Esed  yönetiminin IŞİD’in varlığıyla kendine sağlamaya çalıştığı meşruiyet, İran ile  ABD’nin ortak tehdit karşısında yakınlaşması, radikal ideolojik bir grubun kuzey  sınırında güçlenmesiyle sınırlarından içeri sızabilecek potansiyele ulaşması  bulunuyor.

Washington’ın bir numaralı silah ve askeri araç müşterisi olan Suudi  yönetimi, havadan yapılan müdahalede koalisyona kendi pilot ve uçaklarıyla  katıldı.

Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA’nın, operasyona katılan sekiz  pilotun resimlerini yayınlamasının ardından, ülke basını pilotlardan birinin  Veliaht Prens Selman bin Abdul Aziz’in olduğunu yazdı. Fotoğrafın ardından sosyal  paylaşım sitelerinde, IŞİD sempatizanları krallığa ve fotoğraftakilere tehditler  savurdu.

Riyad yönetimi ise IŞİD’le mücadele için Batı yanlısı beş bin  muhalifin eğitimi için finansman ve topraklarının kullanılmasına açık olduğunu  belirtti.

Diğer taraftan, Suriye’de çatışmalara katılan vatandaşlarının ülkeye  döndüklerinde oluşturacağı tehdide karşı önlem almaya da çalışan Riyad yönetimi,  şubat ayında bu amaçla yurt dışına çıkan ve terör listesindeki örgütlere destek  veren kişilere 20 yıla kadar varan ağır hapis cezaları verilmesini öngören bir  yasayı yürürlüğe koydu.

– Bahreyn 

Bahreyn, bir taraftan Şii çoğunluğun sürdürdüğü ayaklanma ve  muhalefetle mücadele ederken, diğer taraftan Körfez ülkelerinin politikalarıyla  uyumlu hareket ediyor. Askeri desteğini büyük ölçüde ABD Donanması Beşinci  Filosuna evsahipliğiyle sınırlayan Bahreyn, IŞİD’e karşı koalisyonda askeri  varlıktan ziyade Sünni Müslüman Arap ülke kimliğiyle sembolik önem taşıyor.

– BAE
BAE, Suriye’de, Suudi Arabistan ile hareket ediyor ve bu ülkeyle aynı  muhalif gruplara finansman ve askeri destek sağlıyor.

Suriye’ye düzenlenen hava operasyonunda BAE’nin kadın savaş pilotu  Meryem el Mansuri’nin yer alması, dünya basınında operasyona magazin boyutu  kattı.

– Katar 
Suriye’deki hedefler vurulduğunda Katar katılımını kendisi açıklamadı  ancak Washington ismini koalisyona katılan ülkeler arasında zikretti.

Askeri gücü 12 bin personelle sınırlı Katar, inşaatını finanse ettiği  ABD’nin Ortadoğu’daki en büyük askeri üssü El Udeyd Merkezi Komutanlığına  evsahipliği yapıyor.

Sıvılaştırılmış doğalgaz ihracatı ve kişi başına düşen milli gelirde  dünyada birinci sırada gelen Katar, Suriye siyasi ve silahlı muhalefetinde geniş  yelpazede birçok grup üzerinde söz sahibi. Bugüne kadar muhaliflerin elinde  tuttuğu birçok rehinenin serbest bırakılmasında arabuluculuk eden Doha, sahadaki  silahlı Suriye muhalefetini IŞİD karşısında harekete geçirebilecek yumuşak  gücüyle önem arz ediyor.

– Asya ülkeleri 
Japonya, IŞİD’e karşı oluşturulan koalisyon içinde yer alarak  Irak’taki IŞİD mağdurlarına insani yardım kapsamında 26 Eylül’den beri 6 milyon  dolar bağışladı.Japonya hükümeti, IŞİD ile mücadele için toplamda 25,5 milyon  dolar yardım yapacağını açıkladı.
Güney Kore, Irak’taki IŞİD mağdurlarına insani yardım kapsamında 1  milyon dolar bağışlarken Tayvan, IŞİD mağdurlarına insani yardım sağlayarak  uluslararası toplumla yakın işbirliği içinde olacaklarını bildirdi.

Singapur ise IŞİD’e karşı mücadelede uluslararası toplumun ciddi  ihtiyacı halinde uluslararası toplumla beraber hareket edeceklerini kaydetti.

 – Diğer ülkelerin katkıları 
 ABD’nin yakın müttefiklerinden Polonya da IŞİD’e karşı oluşturulan  koalisyona katılan ilk ülkelerden oldu. IŞİD tehdidine karşı koymak için siyasi  ve diplomatik alanda çabalara güçlü destek sözü veren Polonya, şu aşamada askeri  rol üstlenmeyi planlamıyor.
Avusturya hükümeti, Kuzey Irak’ta IŞİD militanlarıyla çatışan Kürt  gruplara silah yardımında bulunmayacağını ancak bölgedeki halka insani yardım  göndereceğini açıkladıktan sonra 21 Ağustos’ta, Kuzey Irak’a 1 milyon avro acil  yardım yapmaya karar verdi. Askeri uçaklarla Kuzey Irak’a gönderilen yardımların  100 bin kişiye 3 ay yetecek tıbbi amaçlı malzemelerden oluştuğu bildirildi.

İsrail’in IŞİD’e karşı operasyonda istihbarat alışverişi konusunda  ABD’ye destek verdiği bildirildi.

Mısır’ın henüz askeri operasyonlara katılıp katılmadığı konusunda  bilgi verilmezken, Devlet Başkanı Abdulfettah es-Sisi koalisyona destek  verilebileceğini belirtti.

İtalya, İKBY’ye silah ve insani yardım yapıyor. İtalya, koalisyonun  Birleşmiş Milletler şemsiyesi altında olması halinde güçlü destek  verilebileceğini kaydetti.

Yunanistan, koalisyonda siyasi ve askeri düzeyde yer aldığını  açıkladı. Ülke, insani yardım katkısı yaparken aynı zamanda peşmergelere askeri  teçhizat yolladı.

Diğer taraftan Macaristan, bölgeye 15 tip teçhizat göndereceğini  bildirirken, Romanya, lojistik, askeri ve insani destek vereceklerini duyurdu.

İspanya, IŞİD’e yönelik operasyonlarda şimdilik dışarıda kalmayı  tercih ediyor. İspanyaDışişleri Bakanı Jose Manuel Garcia Margallo, yaptığı  açıklamalarda, “Bizden askeri destek istenileceğini sanmıyorum. Çünkü ülkemizin  askeri açıdan olası katılımının bu operasyonlara daha çok fayda sağlayacağını  düşünmüyorum” dedi.
EN ÇOK KAZANANLAR
    EN ÇOK KAYBEDENLER
      EN ÇOK İŞLEM GÖRENLER
        BUGÜN 1000TL NE OLDU?
        • -

          BORSA

        • -

          DOLAR

        • -

          EURO

        • -

          ALTIN

        KUR ÇEVİRİCİ

        Para Birimi

        Çevrilecek Para Birimini Seçin

        © Copyright ekvatorhaber.com 2015