Ekvator Haber

AB tehdit olarak gördüğü Türkiye’ye yaptırım kararı aldı

AB tehdit olarak gördüğü Türkiye’ye yaptırım kararı aldı
1
16 Temmuz 2019 - 13:49

AB, Türkiye’yi Kıbrıs ve Akdeniz’de işgalci olarak tanımladı. AB tehdit olarak gördüğü Türkiye’ye yaptırım kararı aldı. Türkiye’nin, KKTC ve ülkesinin çıkarlarını korumak üzere kendi bölgesinde doğal gaz araması tehdit olarak algılandı. AB Türkiye’ye yaptırım kararı aldı. Yunanistan Türkiye’yi uyardı: Akdeniz’deki faaliyetlerini durdurmazsanız sonuçları iyi olmaz dedi. AB, ayrıca Mülteciler konusununda da Yunanistan’ın yanındayız mesajı verdi. Yunanistan ve AB’nin kabul etmediği mülteciler Türkiye’ye gönderilecek. Türkiye 5 milyonun üzerinde mülteci barındıran bir ülke. Yunanistan ve AB’nin mültecilerin gönderilmesini hızlandırması ile birlikte AB’den Türkiye’ye en az 1 milyon mültecinin daha gönderilmesi öngörülüyor.

Avrupa Birliği, (AB) Türkiye’nin Akdeniz’in Türkiye ve KKTC karasularını kapsayan bölgelerinde yaptığı doğal gaz arama ve sondaj çalışmaları nedeniyle Türkiye yönelik ekonomik yaptırım kararı aldı. AB, Rum kesimi, İsrail, Mısır, Lübnan, Fransa, İngiltere ve ABD ortaklı diğer şirketlerin bölgede doğal gaz arama çalışmaları hakkında her hangi bir yaptırım kararı almadı. Türkiye ise AB’nin yanlı kararını kınadı. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “AB’nin aldığı kararlar, ülkemizin Doğu Akdeniz’de hidrokarbon faaliyetlerini sürdürme kararlılığını hiçbir şekilde etkilemeyecek” denildi.

Avrupa Birliği, Kuzey Kore ve İran hakkında da açıklamalar yaptı. AB, Kuzey Kore’ye uyguladığı yaptırımları gözden geçirdiğini ve mevcut yaptırımları sürdürme kararı aldığını açıkladı. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Mogherini, İran’ın nükleer anlaşmayı yeniden tam olarak uygulaması için çalışacaklarını söyledi.

Pazartesi günü Brüksel’deki AB Dış İlişkiler Konseyi’nde üye ülkelerin uzlaştıkları karar doğrultusunda Türkiye’ye “cezai müeyyide” olarak tanımlanan yaptırımlar uygulanmasını kararı alındı. AB bu yaptırımlar ile birlikte Türkiye’nin Akdeniz’de doğal gaz arama çalışmalarını durdurmasını hedefliyor.

AB TÜRKİYE EKONOMİSİNİN ZAYIFLATILMASI KARARINI ALDI

Yaptırımlar Türkiye’nin AB’den 2020’de alması öngörülen katılım öncesi mali yardımlarda kesintiye gidilmesini, ortaklık konseyi gibi ekonomi ve ticari ilişkilere ilişkin kurumsal ve yine üst düzey siyasi diyalogun askıya alınmasını öngörüyor. Havacılık Anlaşması müzakerelerinin de askıya alındığı belirtilirken, ayrıca Avrupa Yatırım Bankası’ndan Türkiye’ye verilecek kredi desteğinin de gözden geçirmesi talep ediliyor.

AB, Türkiye’nin en önemli ekonomi ve ticaret ortağı. Bu nedenle yaptırımların sancılı bir süreçten geçen Türkiye ekonomisini etkileyebileceği belirtiliyor. 

AB, bu karardan önce Türkiye’ye verilen katılım öncesi mali yardımları sonlandırmıştı. Ayrıca Türkiye’nin Avrupa Yatırım Bankası kredi taleplerinin bir bölümü geri çevrilmişti.

Türkiye ile AB arasında hedeflenen Havacılık Anlaşması ile yeni uçuş rotaları öngörülüyordu. Ancak AB bu anlaşmayı da askıya aldı.

AB TÜRKİYE’NİN AKDENİZ VE KKTC’DE DOĞAL GAZ ARAMASI KABUL EDİLEMEZ

Avrupa Birliği, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımıyor. KKTC’yi Rum yönetiminin bir parçası olarak görüyor. Türkiye’yi ise Kıbrıs için tehdit olarak algılıyor. Bir AB üyesi olan Kıbrıs’ın güvenliğini Fransa, İngiltere, Yunanistan başta olmak üzere tüm AB ülkeleri sağlıyor. Rum yönetimine karşı her hangi bir tehdit algılanması durumunda Avrupa Birliği Türkiye’yi karşısına almakta çekinmeyeceğini de açıklamıştı.

Türkiye’nin KKTC’nin ve Türkiye’nin çıkarlarını koruması AB tarafından Kıbrıs’ın egemenlik haklarını ihlal etmek olarak algılanıyor. Türkiye’nin çalışmalarına devam etmesi halinde ilave yaptırım kararlarının alınabileceği öngörülüyor. Kararda, sondaj faaliyetlerine iştirak eden şirketler ve gerçek şahısların da yaptırım kapsamına alınabileceği uyarısına yer veriliyor.

Konsey bugünkü kararında bir kez daha Türkiye’ye çağrıda bulunarak bu tarz eylemlerden kaçınmasını, iyi komşuluk ilişkilerine uygun hareket etmesini, uluslararası hukuk uyarınca Kıbrıs’ın egemenliğine ve haklarına saygı göstermesini istedi.

TÜRKİYE KARARLILIKLA ÜLKESİNİN VE KKTC’NİN ÇIKARLARINI SAVUNACAK

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler Konseyi’nin toplantısının ardından Türkiye Dişişleri Bakanlığı tarafından açıklama yapıldı. Açıklamada, “AB Dış İlişkiler Konseyi’nin dün (15 Temmuz) yaptığı toplantıda aldığı kararlar, ülkemizin Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon faaliyetlerini sürdürme yönündeki kararlılığını hiçbir şekilde etkilemeyecektir. Bu kararlarda, Kıbrıs Adasının doğal kaynakları üzerinde eşit haklara sahip Kıbrıs Türklerinden hiç bahsedilmemesi ve Kıbrıs Türkleri yokmuş gibi hareket edilmesi, AB’nin Kıbrıs konusunda ne kadar önyargılı ve taraflı olduğunu göstermektedir” denildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“AB Dış İlişkiler Konseyi’nin dün (15 Temmuz) yaptığı toplantıda aldığı kararlar, ülkemizin Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon faaliyetlerini sürdürme yönündeki kararlılığını hiçbir şekilde etkilemeyecektir.

AB KIBRIS TÜRKLERİNİ GÖZMEZDEN GELDİ

Bu kararlarda, Kıbrıs Adasının doğal kaynakları üzerinde eşit haklara sahip Kıbrıs Türklerinden hiç bahsedilmemesi ve Kıbrıs Türkleri yokmuş gibi hareket edilmesi, AB’nin Kıbrıs konusunda ne kadar önyargılı ve taraflı olduğunu göstermektedir.

Bu kararlar Rum/Yunan ikilisinin AB üyeliklerini kendi maksimalist pozisyonları doğrultusunda nasıl suistimal ettiklerinin ve diğer AB ülkelerinin de buna nasıl alet olduklarının en son örneğidir.

TÜRKİYE KIBRIS TÜRKLERİNİN HAKLARINI KORUMAYA DEVAM EDECEK

Geçmişte de defeaten vurguladığımız üzere, Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon faaliyetlerimizin, kendi kıta sahanlığımızdaki haklarımızın korunması ve Ada’nın ortak sahibi olan Kıbrıs Türklerinin Ada’nın hidrokarbon kaynakları üzerindeki eşit haklarının korunması olmak üzere iki boyutu vardır.

İlk boyutta, Türkiye’nin Kıbrıs meselesi çözülmeden GKRY ile deniz yetki alanlarını sınırlandırmak için görüşmelere başlaması söz konusu değildir. Zira sözde Kıbrıs Cumhuriyeti, 1963 yılından beri Kıbrıs Türklerini temsil etmediği için, bizim ve Kıbrıs Türklerinin gözünde gerçek bir devlet değildir. Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıslı Rumların siyasi eşitliği üzerine kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti 1963 yılında sona ermiştir. Kıbrıs meselesinin bugüne kadar çözümsüz kalmasının sebebi de Kıbrıslı Rumların 1963 yılından bu yana Kıbrıs Türklerinin siyasi eşitliğini kabul etmemesidir. Kıbrıs Rum Yönetimi’nin muhatabı Türkiye değil, KKTC’dir. AB’nin bu gerçekleri kabul etmeden, Kıbrıs Türklerini azınlık olarak değil, Kıbrıs Adası’nın ortak sahibi olarak görmeden, Kıbrıs meselesini anlaması ve yapıcı bir katkıda bulunması mümkün değildir.

KIBRIS TÜRKLERİNİN HAKLARI GARANTİ ALTINA ALINMALI

İkinci boyutta bir çözüm bulunması ise ancak Kıbrıs Türklerinin haklarının garanti altına alınması ile mümkün olabilir. Bu bağlamda, Kıbrıs Türklerinin, 13 Temmuz 2019 tarihinde yaptığı ve ülkemizin de tam destek verdiği kapsamlı işbirliği önerisi çözüm için önemli bir fırsat teşkil etmektedir.

AB’nin bu fırsatı değerlendirmek ve hidrokarbon kaynakları konusunda Ada’daki iki tarafı bir araya gelmeye teşvik etmek yerine, Türkiye aleyhinde kararlar almaya yönelmesi etkisiz, gerçeklikten kopuk ve yapıcı olmayan bir hareket tarzıdır.

Ülkemiz hem kendi haklarını, hem de Kıbrıslı Türklerin haklarını bundan önce olduğu gibi bundan sonra da kararlılıkla korumaya devam edecek, bu yöndeki faaliyetlerini daha da arttıracaktır. Bu hususta Kıbrıs Türklerine verdiği sözleri 26 Nisan 2004’ten beri tutmayan AB’nin bize söyleyeceği bir sözü de yoktur.

Bu kararların, 15 Temmuz hain darbe girişiminin üçüncü yıldönümü gibi Türk halkı için çok önemli bir günde alınmış olması da manidardır.”

YUNANİSTAN: TÜRKİYE KIŞKIRTICI TUTUMUNDAN VAZGEÇMELİ

Yunanistan’ın yeni Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, KKTC’yi ve egemenlik alanını tanıadıklarının altını çizerek Kıbrıs’ı sadece Rumlardan ibaret sayarak Türkiye’nin çalışmalarını Kıbrıs’ın (Rum kesiminin) egemenlik haklarını ihlal etmek olarak tanımladı.

Avrupa Birliği’nin Türkiye aleyhine aldığı karardan mutluluk duyduğunu belirten Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Dendias’ın açıklamasını şu şekilde yayımladı:

“Bugün dışişleri bakanlarının Dış İlişkiler Konseyi toplantısına büyük bir memnuniyetle katıldım. Ayrıca tüm meslektaşlarımın, Türkiye’nin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin (GKRY) egemenlik haklarına yönelik kışkırtıcı eylemleriyle ilgili konularda gösterdiği ortak tutumdan özellikle etkilendim. Bu kapsamlı tartışmalardan ve birçok meslektaşımın ortak tutumundan sonra sonuçların, yayınlandıklarında doğru yönde, Türkiye’ye uluslararası hukukun, hareket etmesi gerektiği koşulların ve uluslararası hukukla bağdaşmayan davranışların yol açacağı sonuçların hatırlatılması yönünde olacağına eminim.”

İSPANYA: TÜRKİYE HUKUKU İHLAL EDİYOR

Dışişleri Bakanları Toplantısı için gittiği Brüksel’de basın toplantısı düzenleyen Borrell, “Uluslararası hukuk söz konusu olduğu için Avrupa, Kıbrıs’a tam destek veriyor. Uluslararası hukuka uyulmasından yanayız ve onun ihlal edildiğini düşünüyoruz. Ne yapabiliriz? Her zaman olduğu gibi, gerilimden ve çözüm arayışı yerine durumu kötüleştirecek süreçlerden kaçınmak” ifadelerini kullandı.

İSPANYA: AKDENİZ’DE BÜYÜK BİR POTANSİYEL VAR

Bu arada Borrell, Kıbrıs ve Türkiye arasında duran müzakerelerin yeniden başlaması yönünde çağrıda bulundu. 

Mevcut sorunu ve Doğu Akdeniz’de gaz çalışmaları nedeniyle doğabilecek her türlü surunu aşmanın en iyi yolu olarak diyaloğa işaret eden Borrell, “Bölgedeki diğer ülkelerle de benzer sorunlar yaşanabilir. Bu birincisi ve arkası gelecek. Zira bu sularda büyük bir potansiyel var” dedi.

YUNANİSTAN, İLTİCASI KABUL EDİLMEYEN SIĞINMACILAR İÇİN TÜRKİYE’Yİ MÜLTECİ KAMPI OLARAK KULLANACAK

Yunanistan’ın yeni hükümeti Türkiye ile sınırlarının daha sıkı denetlenmesi ve sığınma hakkı olmayanların da Türkiye’ye daha hızlı iadesinin hedeflendiğini açıkladı.

Kiriakos Miçotakis başbakanlığındaki yeni Yunan hükümeti Türkiye ile sınırlarının daha sıkı denetlenmesi ve iltica hakkı olmayanların daha hızlı bir şekilde Türkiye’ye iadesinin hedeflendiğini duyurdu.

Yunan milliyetçisi sağcı Hristiyan Yunan hükümeti bu hedef doğrultusunda yaşa dışı göçün önlenmesi için Türkiye ile sınırlarının daha sıkı bir şekilde denetleneceğini açıkladı.

TÜRKİYE’NİN AB İLE İMZALADIĞI MÜLTECİ ANLAŞMASI TÜRKİYE’Yİ SIĞINMACI ÜLKESİNE ÇEVİRECEK

Miçotakis hükümeti aynı zamanda Ege adalarındaki mülteci kamplarındaki başvuru ve inceleme süreçlerinin daha işler hale getirilerek sığınma hakkı olmayanların daha hızlı bir şekilde Türkiye’ye iade edileceğini duyurdu. Bir önceki hükümet döneminde bir sığınma başvurusunun incelenmesi iki yılı aşabiliyordu.

AB, YUNANİSTAN YALNIZ DEĞİLDİR: MÜLTECİLER TÜRKİYE’YE GÖNDERİLECEK

Yunanistan Başbakanı Miçotakis Pazartesi günü ayrıca Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun Göçten Sorumlu Üyesi Dimitris Avramopoulos ile bir araya geldi.

Yunan televizyonuna açıklama yapan Avramopoulos, “Yunanistan yalnız değildir” diyerek AB’nin desteğinin altını çizdi. Miçotakis ile görüşmesi sonrasında ise AB yetkilisi Avramopoulos, Türkiye ile 2016 yılında imzalanan mülteci mutabakatının uygulanması konusunu görüştüklerini bu mutabakatın öngördüğü süreçlerin etkin bir şekilde hayata geçirilmesinin hedeflendiğini söyledi.

AB KUZEY KORE’YE AMBARGO UYGULAMAYA DEVAM EDECEK

AB Konseyinden yapılan yazılı açıklamada, Kuzey Kore’de kişilere ve kurumlara yönelik seyahat yasağı ve mal varlığı dondurulmasından oluşan yaptırımların gözden geçirilerek sürdürülmesi yönünde karar alındığı bildirildi. 

AB, halihazırda Kuzey Kore’nin nükleer faaliyetlerine katkı sağladığı iddia edilen 57 kişi ve 9 şirkete yaptırım uyguluyor. Diğer yandan, AB’nin Kuzey Kore’ye yönelik ilave yaptırım listesinde, mal varlıkları dondurulmuş ve/veya vize yasağı getirilmiş 75 kurum ile 80 kişi bulunuyor.

AB: İRAN NÜKLEER ANLAŞMANIN KURALLARINA UYMALI

AB ülkelerinden bakanlarla bugün yapılan toplantıda İran nükleer anlaşmasının korunması ve tam olarak uygulanması için atılabilecek adımları görüştüklerini belirten Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, “İran’ın nükleer anlaşmayı yeniden tam olarak uygulaması için çalışacağız” ifadelerini kullandı.

Mogherini, İran nükleer anlaşmasına bağlı kalan tarafların, Tahran’ın ihlallerini önemli bir uyumsuzluk olarak görmediğini kaydederek, tarafların anlaşmada yer alan ihtilaf çözüm mekanizmasını İran’a karşı şu an için işletmeyi düşünmediklerini söyledi.

İran’ın nükleer anlaşma aleyhinde aldığı kararların geri dönülebilir olduğuna dikkati çeken Mogherini, “İran’ın yeniden nükleer anlaşmaya uymasını bekliyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynaklar: Ekvator Haber /DW/DPA/DA/GA/Yunan Basını/Sputnik

EN ÇOK KAZANANLAR
    EN ÇOK KAYBEDENLER
      EN ÇOK İŞLEM GÖRENLER
        BUGÜN 1000TL NE OLDU?
        • -

          BORSA

        • -

          DOLAR

        • -

          EURO

        • -

          ALTIN

        KUR ÇEVİRİCİ

        Para Birimi

        Çevrilecek Para Birimini Seçin